Türk Telekom iddiası Tel-Sen’i ayağa kaldırdı… “Hani özelleşmeyecekti?”

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, Türk Telekom’un yeniden satışa hazırlanabileceği yönündeki iddiaların, Telekomünikasyon Dairesi konusunda yaptıkları uyarıları haklı çıkardığını savundu. Üredi, stratejik haberleşme altyapısının tek bir şirkete bağımlı hale getirilmesinin risk taşıdığını belirterek, “Bir şirket bugün kamu kontrolünde olabilir, yarın hisse yapısı değişebilir. Kamunun olan kamuda kalmalıdır.” dedi.

Kıbrıslı Gazetesi
19/08/2026 10:41
Türk Telekom iddiası Tel-Sen’i ayağa kaldırdı… “Hani özelleşmeyecekti?”

Türk Telekom’un yeniden satışa hazırlanacağı yönünde Türkiye basınına yansıyan iddialar, Tel-Sen’in Telekomünikasyon Dairesi konusunda yaptığı uyarıları yeniden gündeme getirdi.

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi yaptığı yazılı açıklamada, “Hani özelleşmeyecekti? Hani kamu güvencesi vardı? Hani Türk Telekom üzerinden kurulacak yapı halkın geleceğini güvence altına alacaktı?” diye sordu.

Türk Telekom’un yeniden satışının gündeme geldiğine ilişkin haberlerle karşı karşıya olduklarını belirten Üredi, şirketin geçmişte yaşadığı sahiplik değişikliklerine dikkat çekti.

Üredi, Türk Telekom’un yüzde 55 hissesinin 2005 yılında 6,55 milyar dolar bedelle Oger Telekomünikasyon’a devredildiğini, daha sonra kullanılan kredilerin geri ödenememesi üzerine söz konusu hisselerin 2018 yılında bankaların kurduğu LYY Telekomünikasyon’a geçtiğini belirtti.

Türkiye Varlık Fonu’nun ise 2022 yılında bu yüzde 55’lik hisseyi 1 milyar 650 milyon dolar karşılığında satın aldığını kaydeden Üredi, şimdi Türk Telekom’un yeniden satışa hazırlanabileceği iddialarının Türkiye basınında tartışıldığını ifade etti.

“BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE GÖRDÜK”

Üredi, Tel-Sen olarak aylardır anlatmaya çalıştıklarının tam da bu olduğunu belirterek, Telekomünikasyon Dairesi’nin gelir getirici alanlarının, altyapısının ve stratejik yetkilerinin başka yapılara devredilmesine karşı çıktıklarında kendilerine “özelleştirme yok” denildiğini kaydetti.

Üredi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Biz, ‘Bugün altyapıyı devrederseniz yarın kurumu işlevsiz hale getirirsiniz’ dedik. Biz, ‘Bir kamu kurumunun gelir kaynaklarını elinden alıp onu yaşatamazsınız’ dedik. Biz, ‘Teknolojiye karşı değiliz; kamu kaynaklarının, kamunun söz ve denetim hakkı ortadan kaldırılarak devredilmesine karşıyız’ dedik.”

17 Temmuz 2025’te Telekomünikasyon Dairesi önünde yaptıkları eylemde, “Şeffaf olmayan, kurumu dışlayan, halkın malını el altından devreden hiçbir adıma evet demeyeceğiz” dediklerini hatırlatan Üredi, 9 Ekim 2025’te ise “Özelleştirmeye müsaade etmedik; şimdi arkadan dolaşıyorlar” açıklamasını yaptıklarını belirtti.

Telefon Dairesi’nin gelir getirici alanlarının elinden alınmasının kurumu bilinçli biçimde devre dışı bırakacağını, bugün “yatırım” adı altında yapılanların yarın kamunun tasfiyesine dönüşebileceğini söylediklerini kaydeden Üredi, “Bugün yaşanan tartışmalar karşısında aynı soruyu yeniden soruyoruz: Haksız mıydık?” dedi.

“BUGÜN TÜRK TELEKOM, YARIN TELEFON DAİRESİ”

Türk Telekom örneğinin önemli bir noktayı ortaya koyduğunu savunan Üredi, bir ülkenin haberleşme altyapısının yalnızca kablo, fiber ve santralden ibaret olmadığını, stratejik bir kamu varlığı olduğunu belirtti.

Üredi, haberleşme altyapısının kimin kontrolünde olduğu, kararları kimin verdiği ve elde edilen gelirin kime aktarıldığının doğrudan kamu yararı meselesi olduğunu ifade etti.

Türk Telekom’un kendi sahiplik yapısının yeniden tartışıldığı bir ortamda, Kuzey Kıbrıs’ın stratejik telekomünikasyon altyapısını giderek daha fazla Türk Telekom’a bağlamanın büyük bir risk taşıdığını savunan Üredi, kendilerine sürekli “Türk Telekom yabancı değildir”, “özelleştirme olmayacaktır” ve “Telefon Dairesi kapanmayacaktır” denildiğini kaydetti.

Üredi, şöyle devam etti:

“Biz ise başından beri şunu söylüyoruz: Mesele şirketin hangi ülkeye ait olduğu değildir. Mesele kamunun malının ve kamunun karar yetkisinin korunup korunmadığıdır.

Bir şirket bugün kamu kontrolünde olabilir, yarın hisse yapısı değişebilir. Bugün verilen bir stratejik altyapı yetkisi ise yarın geri alınamayacak sonuçlar yaratabilir.

Türk Telekom’un tarihçesi bunun en somut örneğidir.”

“HAKLILIĞIMIZ HER GEÇEN GÜN DAHA DA NETLEŞİYOR”

Tel-Sen olarak söylediklerinin arkasında olduklarını belirten Üredi, Telefon Dairesi’nin çağın gereklerine uygun biçimde yeniden yapılandırılması, yatırım yapılması, fiber altyapının güçlendirilmesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini kaydetti.

Bunun yolunun kamu kurumunu devre dışı bırakmak, gelirlerini başka yapılara aktarmak ve ülkenin stratejik haberleşme altyapısını tek bir şirkete bağımlı hale getirmek olmadığını savunan Üredi, “Bizim mücadelemiz teknolojiye karşı değil, kamusal varlıkların tasfiyesine karşıdır.” dedi.

Türk Telekom hakkında ortaya atılan yeniden satış iddialarının, “Kamunun olan kamuda kalmalıdır” görüşlerini güçlendirdiğini belirten Üredi, şöyle devam etti:

“Çünkü bugün ‘satılmaz’ denilen yarın satılabilir. Bugün ‘devredilmez’ denilen yarın devredilebilir. Bugün ‘özelleştirme değil’ denilen uygulamanın yarın neye dönüşeceğinin hiçbir garantisi yoktur.

Biz bunu dün söyledik. Bugün yaşananlar söylediklerimizi daha da anlamlı hale getiriyor.

Özetle; hani özelleşmeyecekti?”

Üredi, Tel-Sen olarak Telefon Dairesi’ne, kamusal haberleşme altyapısına ve halkın malına sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek, “Haklılığımız her geçen gün daha da netleşiyor.” ifadelerini kullandı.