Maviş: Kıbrıslı Türkler yok sayılamaz, dünyadan koparılamaz

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, son dönemde festival, spor ve kültürel etkinliklere yönelik girişimleri eleştirerek, Kıbrıslı Türklerin topluca cezalandırılamayacağını söyledi. Maviş, nihai çözüme kadar spor, kültür, sanat ve eğitim alanlarında dünyayla doğrudan bağ kurulmasını sağlayacak somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Kıbrıslı Gazetesi
28/08/2026 15:02
Maviş: Kıbrıslı Türkler yok sayılamaz, dünyadan koparılamaz

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Kıbrıslı Türk toplumunun sendikaları, belediyeleri, eğitim kurumları, spor kulüpleri, sanatçıları ve sivil toplum örgütleriyle var olduğunu belirterek, “Yok sayılamaz, dünyadan koparılamaz ve topluca cezalandırılamaz” dedi.

Maviş, Kıbrıs sorununda nihai çözüme ulaşılıncaya kadar Kıbrıslı Türklerin spor, kültür, sanat ve eğitim alanlarında dünyayla doğrudan bağ kurmasını sağlayacak somut adımlar atılması gerektiğini kaydetti.

FESTİVAL VE BARCELONA KAMPINI ÖRNEK GÖSTERDİ

Son haftalarda ELAM öncülüğünde yürütülen siyasi ve diplomatik girişimler sonucunda Girne’de düzenlenmesi planlanan NEXUS Müzik Festivali ile çocuklara yönelik Barcelona futbol kampının iptal edildiğini belirten Maviş, Zamna Festivali, halk dansları etkinlikleri, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki yeri ve yabancı siyasetçilerin Kıbrıslı Türklerle temaslarının da hedef alındığını savundu.

ELAM’ın bu siyaseti “Hoşgörü bitti!” sözleriyle ilan ettiğini ve iptalleri “zafer” olarak sunduğunu kaydeden Maviş, konunun yalnızca ELAM’la sınırlı olmadığını; Rum Yönetimi’nin diplomatik olanakları, Rum Futbol Federasyonu, Avrupa Parlamentosundaki bazı temsilciler ve farklı siyasi çevrelerin de girişimlere dahil olduğunu ileri sürdü.

“TECRİT SİYASETİ DEVLET KURUMLARININ UYGULAMASINA DÖNÜŞTÜ”

Aşırı sağın Kıbrıslı Türkleri tecrit siyasetinin ana akım siyasetin ve devlet kurumlarının uygulamasına dönüştüğünü savunan Maviş, “Müziğin, sanatın, kültürün ve çocukların spor yapmasının engellenmesinden bir zafer çıkmaz. Buradan çıkacak tek sonuç, toplumlar arasındaki güvensizliğin büyümesi ve Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün daha da derinleşmesidir” dedi.

Bir devletin tanınması ile o toplumun çocukları, gençleri, sanatçıları, sporcuları, sendikaları, üniversiteleri ve sivil toplum örgütleriyle ilişki kurulmasının aynı şey olmadığını belirten Maviş, “Kıbrıslı Türklerle görüşmek, onların varlığını ve sesini kabul etmektir” ifadelerini kullandı.

“EŞİT ORTAKLIK, DİĞER TOPLUMU GÖRÜNMEZ KILARAK KURULMAZ”

1960 Cumhuriyeti’nin iki toplumun anayasal ortaklığı temelinde kurulduğunu belirten Maviş, Kıbrıslı Türklerin sonradan hak verilmiş bir azınlık değil, kurucu ortaklardan biri olduğunu söyledi.

Maviş, “Kıbrıslı Türklerle ortak bir gelecek kuracağını söyleyen bir siyasi liderlik, o toplumun çocuklarını, gençlerini, sporcularını ve sanatçılarını dünyadan tecrit etmeye çalışmaz. Eşit ortaklık, diğer toplumu görünmez kılarak kurulmaz” dedi.

TÜRKİYE’YE VE RUM LİDERLİĞİNE ELEŞTİRİ

Türkiye’nin KKTC’yi tanıdığını ancak tanınmanın Kıbrıslı Türkleri dünyayla buluşturacak gereklerini yerine getirmediğini ileri süren Maviş, Kıbrıslı Rum liderliğinin de federal çözüm istediğini söylerken uluslararası gücünü Kıbrıslı Türkleri tecrit etmek için kullandığını savundu.

Kıbrıs müzakerelerinin yeni bir yöntemle yürütülmesi gerektiğini ifade eden Maviş, ucu açık, takvimsiz ve sonuç üretmeyen süreçlerin artık kabul edilemeyeceğini belirtti.

Maviş, “Ayrılıkçılığa teslim olmadan, eşitliğimizden ve dünyayla doğrudan bağ kurma hakkımızdan vazgeçmeden mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.