FiloJet faciasında çarpıcı detaylar: Kaptanlık belgesi 3 bin 500 dolara alındı, geminin iki sertifikası eksik çıktı

Girne açıklarında batan FiloJet isimli yolcu gemisine ilişkin soruşturmada mahkemeye aktarılan detaylar dikkat çekti. Gemi kaptanının Türkiye’den aldığı kaptanlık ehliyetinin geçerliliğini yitirmesinin ardından Honduras’tan yaklaşık 3 bin 500 dolar karşılığında kaptanlık belgesi aldığı belirtildi. Geminin iki uluslararası sertifikasının eksik olduğu, ikinci kaptanın ise fırtına nedeniyle Taşucu Limanı’nın kapalı olduğunu belirterek kaptana sefere çıkılmaması yönünde telkinde bulunduğu aktarıldı. Mahkeme, 9 zanlının 8 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.

Kıbrıslı Gazetesi
03/09/2026 12:21
FiloJet faciasında çarpıcı detaylar: Kaptanlık belgesi 3 bin 500 dolara alındı, geminin iki sertifikası eksik çıktı

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen FiloJet faciasına ilişkin soruşturma sürüyor.

Saat 11.50 sıralarında Girne-Taşucu seferini yapmak üzere yola çıkan Filo Denizcilik’e ait katamaran tipi FiloJet’in alabora olarak batması sonucu ilk etapta 8 kişi hayatını kaybetmiş, kayıp olarak arananlardan bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla can kaybı 9’a yükselmişti.

259 yolcu ve 8 mürettebatın bulunduğu gemiden 239 kişinin sağ kurtarıldığı, kayıp 19 kişiyi arama kurtarma çalışmalarının ise devam ettiği mahkemede aktarıldı.

“Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklanan şirket direktörü A.Ö., birinci kaptan M.Ö., ikinci kaptan M.N.S., birinci makinist Z.Ö., ikinci makinist M.G. ile mürettebat S.E., Q.Q., V.H. ve R.İ. yeniden Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

GEMİ SOL KIZAK UÇ KISMINDAN KIRILDI

Yargıç Hazal Hacımulla huzurundaki duruşmada, İddia Makamı adına Savcı Doğa Tokay, Girne Adli Şube’de görevli Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş’ı tanık olarak dinletti.

Mannaş, geminin Girne’nin yaklaşık 4 deniz mili açığında sol kızak uç kısmından kırıldığını, sol tarafı üzerine devrilerek alabora olduğunu ve battığını aktardı.

İKİNCİ KAPTAN “SEFERE ÇIKMAYALIM” DİYE UYARDI

Mahkemede en dikkat çeken bilgilerden biri ikinci kaptan M.N.S.’nin verdiği gönüllü ifadeler oldu.

Mannaş, ikinci kaptanın olay günü Taşucu Limanı’nın saat 15.00’e kadar kapalı olduğunu birinci kaptana söylediğini ve seferin yapılmaması yönünde telkinde bulunduğunu aktardı. Buna rağmen sefere çıkma kararının birinci kaptan tarafından alındığı belirtildi. Güncel haberlerde de ikinci kaptanın “çıkmayalım” uyarısına rağmen sefer kararının kaptan tarafından verildiği aktarılıyor.

GEMİNİN DAHA ÖNCE DE SU ALDIĞI BİLİNİYORDU

İkinci kaptanın ifadesinde, geminin olay günü su aldığının bilindiği, ayrıca motor ve dümen arızalarının bulunduğu ve geminin daha önce de defalarca su aldığı yönünde bilgiler bulunduğu mahkemeye aktarıldı.

Polisin ilk değerlendirmesine göre, geminin daha önce de su alması nedeniyle facia günü yaşanan yeni su alma olayının yeterince ciddiye alınmadığı kanaatine varıldı. Geminin yaklaşık iki ay önce su aldığına ilişkin görüntülerin de soruşturma dosyasına girdiği belirtildi.

“UYARI DİKKATE ALINSAYDI LİMANA DÖNEBİLİRDİ”

Mannaş, uzmanlardan alınan bilgiler doğrultusunda, yolcuların geminin su aldığı yönündeki uyarısının ardından geminin hızının düşürülmesi ve seferin sonlandırılması halinde düşük hızla limana geri dönme şansı bulunabileceğinin değerlendirildiğini söyledi.

Polis, yolcuların “gemi su alıyor” uyarısının yeterince önemsenmediği kanaatinde olduğunu mahkemeye aktardı. Uzman görüşlerinde de su alma fark edildiğinde seferin kesilip düşük hızla limana dönülmesinin kazayı önleyebileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğu belirtildi.

İkinci kaptanın gemi batmaya başladığı sırada yardım çağrısı yaptığı ancak bunun yeterli olmadığı da mahkemeye aktarıldı.

İKİ SERTİFİKA EKSİK

Limanlar Dairesi’nde yürütülen soruşturma kapsamında geminin belgeleri de incelemeye alındı.

Mahkemede geminin Radyo Emniyet Sertifikası ile Balans Sertifikası’nın eksik olduğu belirtildi. Diğer evraklar ile bakım ve denetim kayıtlarında ise sorun tespit edilmediği yönünde bilgiler de mahkemeye yansıdı.

Öte yandan başka güncel haberlerde ikinci belgenin “balans suyu yönetim sertifikası” olarak aktarıldığı ve bu belgelerin gemi açısından zorunlu olup olmadığına ilişkin incelemenin sürdüğü belirtiliyor. Bu nedenle soruşturma tamamlanmadan eksik belgelerin geminin sefere çıkmasına doğrudan engel olduğu sonucuna varılmadı.

KAPTANIN TÜRKİYE EHLİYETİ GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRMİŞTİ

Mahkemede kaptan M.Ö.’nün Türkiye’den aldığı gemi kaptanlığı ehliyetinin yaklaşık 10 yıl mesleğe ara vermesi nedeniyle geçerliliğini yitirdiği belirtildi.

Kaptanın daha sonra Honduras’tan yaklaşık 3 bin 500 dolar karşılığında kaptanlık belgesi aldığı, belgenin Yunanistan’da tescil edildiği ve KKTC’de uygunluk işlemlerinden geçirilerek geçerli kabul edildiği aktarıldı.

KAPTANIN SİGORTASI YOKTU

Mahkemede kaptanın KKTC vatandaşı olduğu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda kaydının bulunduğu ancak sigortasının olmadığı belirtildi.

Bu noktada kaptanın “çalışma izninin olmadığı” yönünde bir bilgi mahkemeye aktarılmadı; söz konusu bilgi çalışma kaydının bulunduğu ancak sigortasının olmadığı yönünde.

KAZA GÜNÜ DALGA 1,5 METREYDİ

Meteoroloji Dairesi’nden temin edilen rapora göre, kazanın meydana geldiği gün bölgede dalga boyunun 1,5 metre, rüzgâr hızının ise 15 knot olduğu mahkemeye aktarıldı.

GEMİ 30 NİSAN’DA BAKIMA GİRDİ

Geminin 30 Nisan 2026’da Adana/Ceyhan’da bulunan Akdeniz Gemi İnşaat ve Ticaret Şirketi’nde bakım gördüğü belirtildi. Yapılan bakımın kapsamına ilişkin raporun beklendiği kaydedildi.

Türk Loydu yetkilileri ile Ankara’dan gelen kaza inceleme ekibinin de KKTC’de bulunduğu ve soruşturma kapsamında görüşmeler yapılacağı aktarıldı.

LİMANLAR DAİRESİ’NDE 2003 KAZASINA İLİŞKİN BELGE YOK

Mahkemede, KKTC Limanlar Dairesi’nde geminin 2003 yılında geçirdiği kaza ve sonrasındaki bakımına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı da belirtildi.

Yargıç Hazal Hacımulla’nın, Limanlar Dairesi’nin gemiler üzerinde fiziki denetim yapma yükümlülüğüne dikkat çektiği aktarılırken, şirket hissedarlarına ve Limanlar Dairesi’ne yönelik soruşturmanın devam ettiği kaydedildi.

Savunma avukatları ise geminin eski adının “İris Jet” olduğunu, 2003’teki kazasının ardından tamir edildiğini ve Filo Denizcilik tarafından 2024’te satın alınmadan önce Yunanistan’da 300’den fazla sefer yaptığını ileri sürdü. Geminin geçmişte kaza geçirip onarıldığı ve daha sonra Filo Denizcilik tarafından satın alındığı bilgisi önceki duruşmada da gündeme gelmişti.

KARA KUTU HENÜZ BULUNAMADI

Geminin kaptan köşkünün de su alması nedeniyle seyir defterinin bulunduğu çantanın kaptan tarafından alınamadığı belirtildi.

Kaptan köşkünde yapılan konuşmaları kaydeden kara kutunun ise henüz bulunamadığı ve arandığı aktarıldı.

Ayrıca mürettebatın can yeleklerinin dağıtılması ve can sallarının kullanılması konusunda gerekli eğitimi alıp almadığına ilişkin Türkiye’den bilgi talep edildiği belirtildi.

ŞİRKETİN TÜRKİYE’DEKİ ORTAKLARINDAN BİRİ ARANIYOR

Filo Denizcilik’in Türkiye’deki ortaklarından, geminin bakım ve onarımından yetkili olduğu belirtilen bir kişinin arandığı mahkemeye aktarıldı.

Şirket direktörü A.Ö.’nün evinde ve ofisinde arama yapıldığı, elektronik cihazlar ile bazı belgelere incelenmek üzere el konulduğu ve şirket hissedarlarına yönelik soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

200 KİŞİDEN İFADE ALINDI

Soruşturma kapsamında bugüne kadar yaklaşık 200 kişiden ifade alındığı, yolcu listesindeki diğer kişilerin ifadelerinin alınmasına devam edileceği ve zanlıların cep telefonlarının incelendiği belirtildi.

Zanlıların tamamından uyuşturucu testi kapsamında kan ve idrar örnekleri alındığı, sonuçların beklendiği kaydedildi.

Hayatını kaybedenlere yapılan otopsilerde ölüm nedeninin suda boğulma olduğunun tespit edildiği de mahkemeye aktarıldı.

9 ZANLI 8 GÜN DAHA TUTUKLU

Mahkeme, soruşturmanın devam ettiğini dikkate alarak şirket direktörü, kaptanlar, makinistler ve mürettebattan oluşan 9 zanlının 8 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi. Savunmanın ek tutukluluk talebine itiraz etmediği belirtildi.