4 milyon Euro’luk kemanı restore ettiler... İki toplumlu iş birlikleri ödül getirdi
Kıbrıslı Türk ve Rum girişimcilerin birlikte hayata geçirdiği iki proje, Stelios Haji-Ioannou Hayır Vakfı’nın ödüllerine layık görüldü. Ödül alan girişimlerden biri telli müzik aletlerinin yapım ve restorasyonuna, diğeri ise zeytin üretiminden kalan atıkların mobilya yüzeylerinde kullanılabilecek malzemeye dönüştürülmesine odaklanıyor.
Kıbrıslı Türk ve Rum girişimcilerin ortak çalışmalarından doğan iki proje, bu yıl Stelios Haji-Ioannou Hayır Vakfı tarafından ödüllendirildi.
Ödül alan projelerden ilki, Michalis Pantelidis ile Arif Cebeci’nin yaklaşık beş yıldır birlikte yürüttüğü telli müzik aletleri yapım ve restorasyon çalışmaları oldu.
İtalya’nın keman yapım geleneğiyle tanınan Cremona kentinde eğitim alan Pantelidis, 2005 yılında Lefkoşa’da atölyesini açtı. Müzik aletleri yapımını Türkiye’de öğrenen Cebeci ise Kıbrıs’a döndükten sonra çalışmalarını sürdürürken ortak arkadaşları aracılığıyla Pantelidis ile tanıştı.
4 MİLYON EURO DEĞERİNDEKİ KEMANI RESTORE ETTİLER
İki usta, keman, viyola ve çello yapımının yanı sıra antika enstrümanların restorasyonunu da gerçekleştiriyor.
Çalışmaları arasında Giovanni Battista Guadagnini tarafından 1785 yılında yapılan ve yaklaşık 4 milyon Euro değerinde olduğu belirtilen bir kemanın restorasyonu da bulunuyor.
Pantelidis ve Cebeci, Stelios Haji-Ioannou Hayır Vakfı’nın ödülünü bu yıl üçüncü kez aldı.
İki toplumlu ortaklığın, adanın bölünmüş yapısı nedeniyle geçiş noktaları, bürokratik işlemler ve malzeme temini gibi çeşitli güçlüklerle karşı karşıya kaldığı da belirtildi.
ZEYTİN ATIĞINI MOBİLYA MALZEMESİNE DÖNÜŞTÜRÜYORLAR
Ödül alan ikinci girişim ise Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) güven artırıcı önlemler programı kapsamında ortaya çıkan iki toplumlu Pit2Table projesi oldu.
Mustafa Afşaroğlu, Buğra Ebel ve Yağmur Fellahoğlu tarafından geliştirilen fikir, daha sonra Katerina Loizou ve Angelos Evangelou’nun katılımıyla iki toplumlu bir girişime dönüştü.
Pit2Table, zeytin üretiminden geriye kalan atıkları değerlendirerek mobilya yüzeylerinde kullanılabilecek malzemeler üretiyor. 2025 yılında faaliyete başlayan girişimin ürünleri Kopenhag, Paris, Londra ve New York’ta da tanıtıldı.
Üretimin adanın kuzeyinde gerçekleştirildiği, hammaddenin ise hem Kıbrıslı Türk hem de Kıbrıslı Rum zeytin üreticilerinden temin edildiği belirtildi.
BABUTSA ATIKLARINDAN DERİYE ALTERNATİF
Loizou ve Evangelou ayrıca Velo isimli projeleri kapsamında babutsa atıklarını değerlendirerek moda sektöründe deriye alternatif olabilecek bir malzeme üzerinde çalışıyor.
Her iki girişimin de UNDP yarışması kapsamında ödül aldığı belirtilirken, ekiplerin şimdilik şirketlerini birleştirmeyi planlamadığı ancak iş birliğini sürdürdüğü ve gelecekte iki projenin çalışmalarını bir araya getirecek ortak bir ürün geliştirme olasılığını değerlendirdiği kaydedildi.