KTÖS’ten AÖA’da “münhalsiz atama ve görevlendirme” iddiası
KTÖS, Atatürk Öğretmen Akademisi’nde kamuya açık münhal ilanına çıkılmadan ve şeffaf bir başvuru ve değerlendirme süreci işletilmeden farklı akademik, mesleki, teknik ve idari alanlarda kişilerin görevlendirildiğini iddia etti
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Atatürk Öğretmen Akademisi’nde (AÖA) kamuya açık münhal ilanına çıkılmadan atama ve görevlendirmeler yapıldığı iddiasını gündeme taşıdı.
KTÖS Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada, kamuya açık biçimde münhal ilanına çıkılmadan ve şeffaf bir başvuru ve değerlendirme süreci işletilmeden farklı akademik, mesleki, teknik ve idari alanlarda kişilerin görevlendirildiği yönünde bilgiye ulaşıldığı belirtildi.
Sendika, görevlendirilenlerin büyük bölümünün aynı üniversiteyle bağlantılı olduğu, kişilerin seçiminde siyasi, ailevi ve kişisel ilişkilerin belirleyici olduğu yönündeki bilgilerin ise “kabul edilemez” olduğunu kaydetti.
“AÖA KURUMSAL OLARAK İŞLEVSİZLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Açıklamada, 1937’den bu yana Kıbrıs Türk toplumuna öğretmen yetiştiren Atatürk Öğretmen Akademisi’nin, kamusal eğitimin, öğretmenlik mesleğinin ve Kıbrıs Türk toplumunun laik, demokratik kimliğinin şekillenmesinde tarihsel sorumluluk üstlenmiş toplumsal bir değer olduğu ifade edildi.
KTÖS, UBP-DP-YDP Hükümeti ile Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun yıllardır AÖA’yı kurumsal olarak güçlendirmek yerine siyasi müdahalelerle işlevsizleştirmeye çalıştığını savundu.
Sendika, önce Akademinin öğretmen yetiştirmedeki kamusal rolünün zayıflatılmaya çalışıldığını, ardından kararlarını beğenmediği Yönetim Kurulunun görevden alındığını, daha sonra ise Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği “ayrıcalıklı kadrolaşma modelinin” AÖA Yasası üzerinden yeniden kurulmaya çalışıldığını ileri sürdü.
KTÖS’TEN ÇAVUŞOĞLU VE AÖA YÖNETİM KURULUNA 14 SORU
KTÖS, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile AÖA Yönetim Kurulunun atama ve görevlendirmelere ilişkin kamuoyuna açık ve belgeli yanıt vermesi gerektiğini belirterek şu soruları yöneltti:
Son dönemde AÖA bünyesinde kaç kişi atanmış veya görevlendirilmiştir?
Bu kişiler hangi görevlere, hangi statüde ve ne kadar süreyle alınmıştır?
Bu görevlendirmeler veya sözleşmeler hangi ihtiyaç analizine ve kadro planlamasına dayanmaktadır?
İhtiyaç analizi hangi kurul tarafından ve hangi tarihte yapılmıştır?
Söz konusu kadrolar neden kamuya açık biçimde münhal ilan edilmemiştir?
Adaylarda hangi akademik ve mesleki ölçütler aranmıştır?
İlgili kadrolar için kaç başvuru değerlendirilmiş, değerlendirmeyi kimler yapmış ve sonuçlar hangi kurul kararıyla kesinleşmiştir?
Görev verilen veya sözleşme imzalanan kişilerin kaçı aynı zamanda Yakın Doğu Üniversitesi çalışanıdır?
Bu görevlendirmelerde veya sözleşmelerde siyasi aidiyet, referans veya yakınlık herhangi bir rol oynamış mıdır?
AÖA Yönetim Kurulu üyelerinin eş ve/veya akrabalarının Akademide görevlendirildiği iddiası doğru mudur?
Doğruysa bu kişiler hangi görevler için, hangi ölçütlerle ve kimin kararıyla görevlendirilmiştir?
Kadrolarda görev alan kişilerin kaçının lisans eğitimi ve mesleki deneyimi AÖA’nın temel programları olan sınıf öğretmenliği ve okul öncesi öğretmenliği alanlarındadır?
Kararları AÖA’nın akademik organları mı, Yönetim Kurulu mu, yoksa doğrudan Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu mu vermiştir?
Eğer Akademinin organları karar vermişse ilgili kurulların kararları ve toplantı tutanakları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
“BİLİM VE LİYAKAT Mİ, SİYASİ SADAKAT VE AKRABALIK MI?”
KTÖS, bu soruların yanıtlarının AÖA yönetim kademesinin kararlarında “bilim, liyakat ve kurumsal iradenin mi yoksa siyasi sadakat, akrabalık ve kişisel ilişkilerin mi belirleyici olduğunu” göstereceğini belirtti.
Sendika, “Atatürk Öğretmen Akademisi, herhangi bir bakanın kişisel istihdam ofisi, herhangi bir siyasi partinin kadrolaşma alanı, herhangi bir üniversitenin arka bahçesi veya herhangi bir ailenin şirketi değildir” ifadelerini kullandı.
AÖA’nın Kıbrıs Türk toplumunun öğretmen yetiştirme kurumu olduğunu vurgulayan KTÖS, Akademinin bilimsel, özerk, şeffaf ve liyakate dayalı biçimde yönetilmesi gerektiğini kaydetti.
KTÖS, Akademinin siyasi, ailevi ve kişisel çıkar ilişkilerinden arındırılması ve tarihsel misyonuna uygun biçimde yönetilmesi için tüm sendikal ve yasal gücünü sonuna kadar kullanacağını bildirdi.