Fed kararı piyasaları sarstı… Altın düştü dolar yükseldi
Fed tam üç yıl sonra gelen 25 baz puanlık faiz artışı piyasaları sarsarken, karar altın fiyatlarında da sert bir yön değişimine neden oldu. Karar öncesi sert düşüş yaşayan altın hızla toparlanırken, değerli metalde tablo bir kez daha değişti. Dolar ise yükselmeye başladı.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı altın piyasasında sert dalgalanmaya neden oldu.
Karar öncesi satış baskısıyla gerileyen altın, yeni güne hızlı yükselişle başladı. Ons altın önceki kapanışa göre yüzde 1,24 artışla yeniden 4 bin 300 dolar eşiğini aşarak 4 bin 316 dolara çıktı. Gram altın da yüzde 1,25'lik toparlanmayla 6 bin 748 lira seviyesine yükseldi.
Altındaki dalgalanmanın fitilini Fed'in üç yıl sonra aldığı faiz artışı ateşledi. Ancak piyasaları asıl hareketlendiren, faiz kararından çok yeni döneme ilişkin verilen mesajlar oldu. Yeni tahminler, para politikasında sıkılaşmanın henüz sona ermediğine işaret etti.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonun halen yüksek olduğuna dikkat çekmesi, dolar ve ABD tahvil getirilerini yukarı taşıdı. Bu hareket altına ilk saatlerde satış getirse de satış baskısı yeni günle birlikte kırıldı.
Güne güçlü başlayan ons altın kayıplarının bir bölümünü geri alırken, Fed öncesi kritik eşik olarak görülen 4 bin 300 dolar seviyesini tekrar aştı. Analistler yükseliş trendi için ilk direncin 4 bin 448 dolar olduğunu, yeni ralli için ise 4 bin 507 - 4 bin 537 dolar aralığının takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.
GÖZLER BORÇ KRİZİNDE: FED ETKİSİ SINIRLI KALACAK
Kanada merkezli Sprott'un Başkanı Ryan McIntyre, altının yönünü Fed'in faiz kararlarından çok ABD'nin giderek bozulan mali görünümünün belirleyeceğini söyledi. McIntyre'a göre artan kamu borcu ve yükselen faiz maliyetleri yatırımcıları altına çekmeye devam edecek.
Bankacılık devi UBS de benzer bir değerlendirme yaptı. Fed faiz artışlarının kısa vadede altını baskılayacağını ancak uzun vadeli yükselişin durdurulamayacağını öngören UBS, merkez bankası alımları, ETF talebi, jeopolitik belirsizlikler ve mali-parasal güvenilirliğe ilişkin endişelere dikkat çekti.