20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Mesajları

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50. yıldönümü dolayısıyla bakan, vekil, siyasi ve sivil toplum örgütünden mesajlar.

Kıbrıslı Gazetesi
19/07/2024 17:00
20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Mesajları
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50. yıldönümü dolayısıyla bakan, vekil, siyasi ve sivil toplum örgütünden mesajlar.

ÜSTEL, BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI’NIN 50. YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

Başbakan Ünal Üstel, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı sayesinde Kıbrıs Türk halkının egemen bir devlet çatısı altında, kendi sınırlarında, kendi kimliği ile güven içinde hak ettiği yaşama kavuştuğunu söyledi. Başbakan Üstel, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı’nın tarihin akışını değiştiren, ezilenleri zulümlerden kurtaran, şiddete, soykırımlara, ölümlere son vermiş, Kıbrıs Türk halkını esaretten özgürlüğe taşıyarak, güven içinde, egemen bir ülkede, başı dik, onurlu evlatlar yetiştirmesine vesile olmuş bir harekat olduğunu vurguladı. Başbakan Ünal Üstel, aradan geçen 50 yılda, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük desteği ile devleti geliştirmek, halka uygulanan tüm haksız baskı ve ambargolara rağmen ekonomiyi ve çağdaşlığı yükseltmek ve bu yıl 15 Kasım’da 41’inci yaşı kutlanacak KKTC’yi hak ettiği gibi dünyanın bir parçası haline getirmek için canla başla çalışmaya devam ettiklerini kaydetti. Kıbrıs Türk halkını esaretten özgürlüğe ulaştıran, adanın geneline huzur getiren 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın 50. yılını idrak etmenin büyük onur ve mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Başbakan Üstel, bugünün, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin “Garanti ve İttifak Anlaşmalarından” doğan hukuki haklarını kullanarak, Kıbrıs Türk halkına karşı girişilen sistematik saldırılara ve soykırım girişimlerine son verdiği, Yunan Cuntası’nın adada düzenlediği 15 Temmuz 1974 darbesiyle Kıbrıs’ı tek yanlı bir şekilde Yunanistan’a bağlama teşebbüsüne dur denildiği gün olduğunu vurguladı. Başbakan Ünal Üstel, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Türk Milleti'nin ayrılmaz bir parçası olan bizler bugün de Anavatan Türkiye ile olan sarsılmaz bağlarımızı, kurduğumuz gönül köprüleri ile daha da geliştirerek, karşılıklı sevgi, saygı ve kardeşlik hukukuna dayalı ilişkilerimizi yüceltmeye devam ediyoruz.” dedi. Başbakan Üstel mesajında şunları kaydetti: “Sevgili Kıbrıs Türk halkı; Kıbrıs Türk Halkı'nı esaretten özgürlüğe ulaştıran, Ada’nın geneline huzur getiren 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın 50. yılını idrak etmenin büyük onur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin “Garanti ve İttifak Anlaşmalarından” doğan hukuki haklarını kullanarak, Kıbrıs Türk Halkı'na karşı girişilen sistematik saldırılara ve soykırım girişimlerine son verdiği, Yunan Cuntası’nın Ada’da düzenlediği 15 Temmuz 1974 darbesi ile Kıbrıs’ı tek yanlı bir şekilde Yunanistan’a bağlama teşebbüsüne dur dediği gündür. Bugün, Kıbrıs Türk Halkı'nın yıllarca süren varoluş mücadelesini özgürlükle taçlandıran, kendi kendini yönetme iradesini eline almasını sağlayan, halkımızı zulüm altında yaşayan bir azınlık muamelesi görmekten çıkarıp bir devlet sahibi halka dönüştüren gündür. 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı, Sayın Bülent Ecevit’in hala kulaklarda yankılanan sözlerinde işaret ettiği gibi sadece Türklere değil Rumlara da Barış getiren, insanlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayarak, adaya yeniden barış ve huzur ortamını tesis edilmesine imkan sağlayan dünyada eşine az rastlanır bir Barış Harekatıdır... Eğer 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı gerçekleşmemiş olsa idi, bugün adada tek Türk kalmayacak, Kıbrıs ise Yunanistan’ın diğer adalarından biri haline dönecekti. O yüzden 20 Temmuz Kıbrıs Türklerinin de Kıbrıs adasının da kurtuluş günüdür. Tarihi bir dönüm noktası olan 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı sayesinde halkımız, egemen bir devlet çatısı altında, kendi sınırlarında, kendi kimliği ile güven içinde hak ettiği yaşama kavuşmuştur. Bu destansı harekât sayesinde halkımız bugün, özgür biçimde ve güven içinde geleceğe büyük bir umutla bakmaktadır. Türk Milleti'nin ayrılmaz bir parçası olan bizler bugün de Anavatan Türkiye ile olan sarsılmaz bağlarımızı, kurduğumuz gönül köprüleri ile daha da geliştirerek, karşılıklı sevgi, saygı ve kardeşlik hukukuna dayalı ilişkilerimizi yüceltmeye devam ediyoruz. Aradan geçen 50 yılda, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük desteği ile devletimizi geliştirmek, halkımıza uygulanan tüm haksız baskı ve ambargolara rağmen ekonomimizi ve çağdaşlığımızı yükseltmek ve bu yıl 15 Kasım’da 41’nci yaşını kutlayacağımız cumhuriyetimizi hak ettiği gibi dünyanın bir parçası haline getirmek için canla başla çalışmaya devam ediyoruz. Varlığı ve desteği ile biz güç veren Türkiye ile birlikte; eğitimden ulaştırmaya, sağlıktan turizme, tarımdan sanayiye, yerel yönetimlerden özel sektöre, teknolojiden enerjiye kadar tüm alanlarda ciddi dönüşümlere imza atıyor, devletimizi saygın dünya ülkeleri ailesinin tartışılmaz ve vazgeçilmez bir parçası yapmak adına tüm hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Tarihi bir adım olarak, 18 Temmuz 2024’te TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partilerin onayı ile yayınlanan tezkere ile “İki Devletli Çözüm Vizyonu” artık sadece siyasal partilerin değil milletimizin ortak ulusal vizyonu haline dönmüştür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletleri olarak savunduğumuz iki devletli ulusal çözüm vizyonumuza bağlı kalarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve komşularımızla barış içinde yaşama istencimizi samimiyetle ortaya koymaya devam ediyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın gözlemci ancak Türk milletinin asil bir üyesi olarak, farklı gerekçelerle yıllardır geliştirilemeyen Türk Devletleri ilişkilerini olması gerektiği seviyelere yükseltmek için ortaya koyduğumuz çabaları sonuç alıcı şekilde ve başarıyla sürdürüyoruz. 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı, tarihin akışını değiştirmiş, ezilenleri zulümlerden kurtarmış, şiddete, soykırımlara, ölümlere son vermiş, bizleri esaretten özgürlüğe taşıyarak, güven içinde, egemen bir ülkede, başı dik, onurlu evlatlar yetiştirmemize vesile olmuş bir harekattır. Bilinmelidir ki; şartlar ne olursa olsun, Kıbrıs Türkü 20 Temmuz’la gelen süreçte, büyük acılarla ve fedakarlıklarla elde edilen, güvenliğine, özgürlüğüne ve egemenliğine sahip çıkacak, devletini sonsuza dek koruyacak ve yaşatacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, varoluş mücadelemizin unutulmaz liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf R. Denktaş’ı, tüm zorluklara rağmen büyük bir cesaret ve kararlılıkla Barış Harekatı emrini veren dönemin T.C. Başbakanı Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı, Türkiye’de Harekâta destek veren diğer tüm siyasi liderleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görev yapmış tüm komuta kademesini, Türk Milleti'ni, Ada’da yıllar boyu tüm imkansızlıklara rağmen varoluş mücadelesi veren Kıbrıs Türk Halkı’nı, özgürlüğümüz için canlarını ortaya koyan tüm Mücahit, Mücahide ve Mehmetçiklerimizi, tüm aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, onların manevi şahsiyetleri önünde saygıyla eğiliyorum. Bu anlamlı günün coşkusu ile tüm 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı'nı selamlıyor, halkımızın Barış ve Özgürlük bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.”

MENDELİ, 20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI’NIN 50. YILI NEDENİYLE MESAJ YAYIMLADI

KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, Barış Harekatı’nın kendi yurdunda, sonsuza dek, var ve hür olma mücadelesini kazanan Kıbrıs Türk halkının, Anavatan Türkiye ile omuz omuza, her türlü zorluğa göğüs gerebileceğinin en asil ispatı olduğunu kaydetti. Mendeli, “Barış Harekatı, Türk ordusunun şahlanıp ‘artık yeter’ diyerek son noktayı koymasının simgesidir.” dedi. 20 Temmuz Barış Harekatı’nın 50. yılını dolayısıyla mesaj yayımlayan Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Mersin’de her yıl olduğu gibi coşkuyla kutlandığını kaydetti. “Bugün, KKTC’de korkusuzca, özgürce yaşıyorsak, bunu, halkımızın büyük fedakarlıklarına, direnişlerine, aziz şehitlerimize, kahraman Mücahit ve Mehmetçiklerimize borçluyuz.” diyen Mendeli, özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, kabine üyeleri ve tüm şehitleri rahmetle andı, gazileri minnetle yad etti. Kıbrıs Türk halkının, egemen eşit ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nden silah zoruyla dışlanarak 11 yıl boyunca en zor ve en ağır koşullar altında, göçmen çadırlarında yaşayarak utanç barikatlarında işkenceye tabi tutulduğunu, vahşetin her türlüsünü yaşadığını, açlığa ve yoksulluğa itildiğini hatırlatan Mendeli, şunları kaydetti: “Halkımız, 1974 yılında, mutlu Barış Harekatı’yla, bayrağına, toprağına, egemenliğine ve güvenliğine kavuşmuş, Ada'nın tümüne barış ve huzur gelmiştir. Harekat'ın ikinci aşamasıyla tesis edilen iki kesimlilik sayesinde ise önce Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983 itibarıyla da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuştur. Üzülerek ifade etmek isterim ki, 1964 yılında alınan 186 sayılı talihsiz kararla Ada'ya konuşlandırılan Barış Gücü, Kıbrıs’ta akan kanı durduramamıştır. 11 yıl boyunca, Gazze’de yaşananlara benzer şekilde etnik temizlik ve soykırıma varan saldırılara hedef olduk. Bilindiği üzere bizler, Kıbrıs Türk halkı olarak, meşru haklarımızı ve güvenliğimizi teminat altına alacak şekilde, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşabilmek için üzerimize düşeni iyi niyetle yapmış olmamıza rağmen, müzakereler bu güne kadar başarısızlıkla sonuçlanmıştır.”

“ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN SEBEBİ RUM-YUNAN İKİLİSİ VE BMGK’NİN 186 SAYILI KARARI”

Başkonsolos Mendeli, Ada'daki çözümsüzlüğün yegane sebebinin uluslararası camia tarafından yıllarca şımartılan Rum -Yunan ikilisi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 186 sayılı hatalı kararı olduğunu belirtti. “Rumlar, bir Rum devletine dönüştürdükleri sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dayalı bir çözüm modelini dayattıkları, Türkiye’nin garantörlüğü kalkmadan, Türk askeri çekilmeden, Maraş iade edilmeden çözümün olmayacağı söylemlerinde ısrar ettikleri sürece Ada'da bir çözüm beklemek mümkün değildir.” ifadelerini kullanan Mendeli, Türk tarafının müzakere yolu ile adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmadan yana olduğunu yineledi. Uluslararası camiadan beklentinin, özden gelen eşitlik için, Rum tarafını egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidi hususunda zorlamaları, cesur ve kararlı adımlar atmaları olduğunu söyleyen Mendeli, Anavatan Türkiye’ye Kıbrıs Türk halkının her daim varlığının, güvenliğinin, esenliğinin ve refahının güvencesi olması nedeniyle şükranlarını iletti. Mendeli, “20 Temmuz 1974 sabahı Girne semalarında doğan özgürlük güneşinin hiç sönmeden ilelebet parlaması temennisiyle Barış ve Özgürlük Bayramı’nı, gönülden kutlar, en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.” dedi.

KKTC MERSİN BAŞKONSOLOSLUĞU 20 TEMMUZ PROGRAMI

KKTC Mersin Başkonsolosluğundan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50. yılı etkinlikleri de şöyle açıklandı: “20 Temmuz Cumartesi günü, saat 09.30’da Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk sunma töreni, 09.45’te Mersin Kültür Merkezi’nde kutlama programı ve aynı gün saat 16.00’da Silifke’deki Kıbrıs Barış Harekatı Şehitleri Hatıra Ormanı’nda tören ve etkinlikler düzenlenecek. Mersin Kültür Merkezi’nde yapılacak törenin ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından protokol üyeleri ile Kıbrıs Türk Mücahitleri, Türkiye Muharip Gaziler Derneği, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği, Kıbrıs Türk Kültür Derneği, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, Şehit ve Gazi Asker Aileleri, Yardım Dernekleri Üyeleri, Polis Şehit Aileleri ile Gazi ve Gazi Aileleri’ne öğle yemeği verilecek.” Başkonsolosluk açıklamasında, etkinlikler kapsamında, Mersin Başkonsolosu Mendeli’nin, dün Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan’a, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Murat Fırat’a ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hamit Mert Avcı’ya, Muharip Gaziler Derneği Mersin Şube Başkanlığı’na, Emekli Astsubaylar Derneği Mersin İl Başkanlığı’na, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Mersin Şube Başkanlığı’na ve Kıbrıs Türk Kültür Derneği Mersin Şubesi’ne ziyarette bulunduğu da kaydedildi.

ARIKLI: KIBRIS TÜRK HALKI 20 TEMMUZ 1974’TE YENİDEN DOĞDU...

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz 1974’te yeniden doğduğunu ve 20 Temmuz’un Kıbrıs Türk tarihinde bir milat olduğunu söyledi. Arıklı, 20 Temmuz 1974’ün, Kıbrıs Türkü’nün en büyük güvencesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile taçlandırılan mücadelenin başlangıcı olduğunu belirtti. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı Arıklı mesajında şu ifadelere yer verdi: “Kıbrıs’ta iki halkın eşit egemenliği ile kurulmuş Kıbrıs Cumhuriyeti, 1963’te Kıbrıslı Türklerin dışlamasıyla tamamen bir Rum cumhuriyetine dönüşmüştü. Bununla da yetinmeyen Rumlar ve Yunanistan, 15 Temmuz 1974’te, Yunanistan’daki albaylar cuntasının talimatıyla Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla darbe gerçekleştirmişti. Darbenin ardından Kıbrıs Türkü’nü topluca yok etmeye kalkışan Kıbrıslı Rum darbeci teröristler, hak ettikleri cevabı 20 Temmuz sabahı garantör ülke Türkiye’den almışlardı. 20 Temmuz, Ada'da akan kanın durdurduğu, Kıbrıs Türkü’nün egemenliğini ve iradesini yeniden tesis ettiği, Yunanistan’daki albaylar cuntasının sonunu getirdiği için 'Mutlu Barış Harekatı' olarak anılıyor. 20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türkü’nün kabuslarının sona erdiği ve güven içinde geleceğe bakmaya başladığı tarihtir. Kıbrıs Türkü’nün yeniden doğduğu, tarihimiz için bir milat olan Barış Harekatı, en büyük güvencemiz, devletimiz Kuzey Kırbıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile taçlandırılan bir mücadelenin, sadece başlangıcı idi. 20 Temmuz Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümünde, verdiğimiz mücadelenin seviyesini yükselterek, onlarca yılımızı heba eden federal çözüm defterini bir daha açılmayacak şekilde kapatıp Kıbrıs’ta iki devletin varlığına dayalı bir çözüm ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hakkı olan uluslarararası tanınmışlık için mücadelemizi sürdürüyoruz. Yeni politikamız, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından güçlü bir şekilde, ödüne yer olmaksızın destekleniyor. Uluslarası topluma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısı yapılan tezkerenin dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oy birliği ile kabulü ise, iki devletli çözümün artık Türkiye’de devlet politikası haline geldiğini dünyaya duyuran güçlü bir mesajdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Meclisi de aynı doğrultuda alacağı bir kararla federal çözüm çabalarının tükendiğini ve sadece iki devletli çözümün müzakere edileceğini dünyaya duyuracaktır. Güçlenen ekonomisi, gelişen altyapısı ve günden güne büyüyen insan kaynaklarıyla Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki kalesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, diğer Türk devletleri ve tüm dünya ile ilişkilerini; ekonomik, siyasal ve kültürel iş birliği çerçevesinde olması gereken seviyeye taşıyacaktır. Tüm bunlar, 1974’te yok olmanın eşiğinde bulunan Kıbrıs Türkü’nü, dünyayı karşısına alma riskine karşın kurtarmak için 20 Temmuz Barış Harekatı’nı başlatan Anavatan Türkye Cumhuriyeti sayesinde gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye devam edecektir. Bu vesile ile Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğüne yeniden kavuşmasını sağlayan ve bu uğurda şehit düşen Mehmetcik ve Mücahitlerimize, hayatta olmayan gazilerimize, liderimiz Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş'a Allah’tan rahmet dilerken, onları saygı, minnet ve özlemle anar, hayatta olan gazilerimize de bir kez daha şükranlarımı sunarak uzun ve sağlıklı ömürler dilerim. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun.”

BEROVA, 20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI’NIN 50. YIL DÖNÜMÜNDE MESAJ YAYIMLADI

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50. yıl dönümünde mesaj yayımladı. Berova mesajında, "20 Temmuz Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türk Halkı özgürlüğüne kavuşmuş, Ada da barış hâkim olmuştur." ifadelerini kullandı. Kıbrıs Barış Harekâtının 50. yıl dönümünde, şehitleri rahmet ve minnetle, Gazileri de şükran ve saygıyla anan Berova, “Bugünün mimarı şehit ve gazilerimizdir.” dedi. Maliye Bakanı Özdemir Berova mesajında şu ifadeleri kullandı: “Anavatan Türkiye’nin, garantörlük hakkına dayanarak, Mücahitlerimiz ile birlikte Mutlu Barış Harekâtı’nı başlattığı 20 Temmuz 1974 tarihinin üzerinden 50 yıl geçti. 20 Temmuz Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türk Halkı özgürlüğüne kavuştu, Ada da barış hâkim oldu. Yıllarca sürdürmüş olduğumuz var oluş mücadelesinde kendi topraklarımızda soykırıma uğradık, toplu mezarlarda kayıplar verdik, gettolarda yaşamaya zorlandık ancak tüm zorluk ve imkânsızlıklara rağmen, kararlı duruşumuz, birlik ve beraberliğimiz, özveri ve fedakârlıklarımız, azim ve mücadelemizden vazgeçmedik. Bugün, barış ve özgürlüğün 50. yıl dönümünü kutlamanın gurur ve coşkusu içindeyiz. Bu kutlu günde, varoluş mücadelemizin Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı, Mücahit, Mücahide ve Mehmetçiğimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, Kahraman Gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum.”

ÇAVUŞOĞLU, KIBRIS TÜRK HALKININ BÜYÜK ACILAR VE FEDAKARLIKLARLA ELDE ETTİĞİ DEVLETİNE HER ŞARTTA SAHİP ÇIKACAĞINI VURGULADI

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının büyük acılar ve fedakarlıklarla elde ettiği devletine her şartta sahip çıkacağını vurgulayarak, bu önemli günü (20 Temmuz) büyük bir gurur ve onurla kutladıklarını ifade etti. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Çavuşoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi; “Değerli Halkımız; Kıbrıs Türk halkına yönelik başlatılan insanlık dışı muamele ve katliamların sonlandırılması ve Ada'ya barışın getirilerek, anayasal düzenin yeniden sağlanması amacıyla gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 50. yıl dönümünü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı büyük bir gurur ve onurla kutluyoruz. Bu anlamlı günde, barış ve özgürlüğe olan bağlılığımızı tüm dünyaya bir kez daha haykırıyor, geçmişte yaşanan acıları unutmadan, Anavatan Türkiye'nin büyük destekleri ile birlikte ülkemize sahip çıkmaya devam ediyoruz. 20 Temmuz 1974 tarihi, Kıbrıs Türkü’nün uluslararası hukuktan kaynaklanan vazgeçilmez haklarının elinden alınamayacağını kanıtladığı ve varoluş mücadelesini özgürlükle taçlandırdığı tarihi bir gündür. Bu tarih, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının, kendisine yönelik yapılan tüm baskı ve zulümlere karşı direnişinin ve kararlılığının simgesidir. Rumların acımasız Akritas Planı çerçevesinde Kıbrıs Türklerini Ada'dan yok etme çabalarına karşı, Türkiye'nin Garanti Antlaşması’ndan doğan meşru yetkisini kullanarak gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı, Ada'da barışı ve huzuru yeniden tesis etmiştir. Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ın Bayrak Radyosu’ndan duyurduğu, "Bugün, bu anda kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’ın her yanında havadan ve denizden çıkarma yapmaktadır. Gazanız kutlu olsun" sözleriyle başlayan bu harekât, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuştuğu ve geleceğe umutla baktığı bir dönemin başlangıcı olurken, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit'in, "Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz" sözleri, bu harekâtın amacının barış ve kardeşlik olduğunu en güzel şekilde ifade etmektedir. Bugün, Kıbrıs Türk halkı, uluslararası kamuoyunun tüm baskılarına ve ambargolarına rağmen, kendi topraklarında, hür ve bağımsız bir devletin çatısı altında egemenlik hakkını kullanmakta ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün desteğiyle barış ve huzur içinde yaşamını sürdürmektedir. Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk milletinin varoluş iradesini kıracak hiçbir gücün olmadığını ve Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlık ve hürriyet konusundaki kararlılığını tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. Bilinmelidir ki, Kıbrıs Türkü, büyük acılar ve fedakarlıklarla elde ettiği devletine her şartta sahip çıkacaktır. Onu her daim koruyacak ve yüceltecektir. Haklı davasında her zaman güçlü ve dik duruşunu sürdürecek olan Kıbrıs Türkü, barış ve özgürlükten asla taviz vermeyecek ve her daim haklarının savunucusu olacaktır. Bugün bizler, büyük mücadeleler sonucunda bizlere bırakılan bu kutsal mirası, gelecek nesillere aktarmak ve bağımsızlığımızı korumak için, aynı kararlılık ve azimle çalışmaya devam ediyor, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda gelişimimizi sürdürerek, daha güçlü ve müreffeh bir toplum olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu anlamlı günde, bu toprakları vatan yapmak uğruna şehit olan tüm Mücahit, Mücahide ve Mehmetçiklerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize saygılarımızı sunuyor ve Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramımız kutlu olsun.”

GARDİYANOĞLU: 20 TEMMUZ TARİHSEL BAĞLARIN NE KADAR GÜÇLÜ OLDUĞUNUN BİR İSPATIDIR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, 20 Temmuz’un Türkiye ile KKTC’nin bağlarının ne kadar güçlü olduğunun göstergesi olduğunu söyledi. Bakan Gardiyanoğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, şunları kaydetti: "20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının yıllarca Anavatan Türkiye’yi özlemle beklediği, özgürlüğe açılan bir tarihtir. 20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının zalim Yunan işgalinden kurtulduğu ve Anavatan Türkiye ile Kıbrıs Türk halkının et ve tırnak gibi tarihsel bağlarının ne kadar güçlü olduğunun bir ispatıdır 20 Temmuz sadece bir çıkarma değildir. 20 Temmuz, Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki serhat bekçisi KKTC’nin temellerinin atıldığı ve sonsuza kadar yaşayacağı tarihtir. 20 Temmuz Türklük simgesinin bu coğrafyaya ilan edildiği bir milat, Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının yanında sonsuza kadar olacağının bir nişanesidir.” Kıbrıs Türk Halkının 20 Temmuz 1974 sonrası özellikle Kıbrıs davasında Anavatan Türkiye ile bir bütün olarak hareket ettiğini kaydeden Gardiyanoğlu, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ilan ettiği gibi, 20 Temmuz artık egemen eşitliğimizi masada savunur ve kabul ettikleri zaman o masaya oturacağımızın mührüdür. Bu duygu ve düşüncelerle, tüm varlığını halkına ve varoluş mücadelesine adayan merhum liderlerimiz Dr. Fazıl Küçük ve Rauf R. Denktaş’ı, ayrıca dönemin T.C. Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı saygı ile anarım. Kıbrıs Türk halkı için kahramanca savaşarak özgür bir yaşama kavuşmamız uğruna canlarını ortaya koyan Mücahit ve Mehmetçiklerimize, güç ve desteğini bizden asla esirgemeyen Anavatan Türkiye’ye minnet ve teşekkürlerimi iletirken, aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi saygı ile anar, bu anlamlı günün coşkusunu paylaşan tüm halkımıza en içten sevgi ve saygılarımı sunarım”

İÇİŞLERİ BAKANI OĞUZ'UN 20 TEMMUZ MESAJI

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, 20 Temmuz 1974’ün KKTC’nin egemenliğinin temellerinin atıldığı gün olduğunu söyledi. İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, 20 Temmuz’un KKTC Devleti’nin egemen varlığının temellerinin atıldığı gün olduğunu belirtti. Oğuz, "20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin ve özgürlüğünün teminat altına alındığı gündür. Bu tarih, Rum-Yunan tarafının Kıbrıs'ı Yunanistan’a bağlama hayaline son veren, Ada'da barışı tesis eden bir dönüm noktasıdır." dedi. Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50’nci yılına ulaşmanın heyecanını yaşadıklarını ifade eden Oğuz, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin önemine dikkat çekti. Geçmişte yaşanan acı olayları unutmamak gerektiğini belirten Oğuz, "Kıbrıs Türkü, KKTC Devleti'ne her koşulda sahip çıkmalı ve özgürlüğünü korumalıdır," dedi. Barış Harekatı'na katılan Mehmetçik ve Mücahitlere şükranlarını sunan Bakan Oğuz, tüm şehitleri rahmetle anarak, Kıbrıs Türkü’nün Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutladı.

ÇAVUŞ: KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI, ADADA BARIŞ VE GÜVENLİĞİN TESİS EDİLMESİNDE ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın, adada barış ve güvenliğin tesis edilmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Harekâtın, Kıbrıs Türk halkının varlığını, özgürlüğünü ve haklarını korumak adına kararlı bir mücadelenin temsili olduğunu kaydeden Çavuş, “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı” dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Kıbrıs Barış Harekâtı, adamızda barış ve güvenliğin tesis edilmesinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu harekât, Kıbrıs Türk halkının varlığını, özgürlüğünü ve haklarını korumak adına kararlı bir mücadelenin temsilidir. Kıbrıs Barış Harekâtı ile birlikte Kıbrıs Türk halkı, kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olmuş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin temelleri atılmıştır. Bugün de aynı ruh ve kararlılıkla, barış ve özgürlüğümüzü savunmaya devam ediyoruz. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılında Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve güvenliği için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Onların kahramanlıkları ve fedakârlıkları, bugün bizlere barış ve huzur içinde bir gelecek bırakmıştır. Anavatanımızın bölgede barış, istikrar ve adalet için gösterdiği çabalardan sadece biri olan bu destansı harekât sayesinde, barış ve özgürlüğümüzü her zaman koruyacak ve gelecek nesillere onurlu bir miras olarak bırakacağız. Daha güçlü bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için kanımızın son damlasına kadar çalışmaya devam edeceğiz. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramımız kutlu olsun”

“ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ NASIL KAZANDIĞIMIZI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

UBP Milletvekili Ziya Öztürkler, 20 Temmuz’un, Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğüne kavuştuğu bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. UBP Güzelyurt Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı” dolayısıyla yayımladığı mesaj şöyle; “1950’lerin ortasından itibaren birçok kez Kıbrıs Türkü’nün canına ve malına kast etmiş olan Kıbrıs Helenizm’inin, Kıbrıs Türkü’ne karşı 1963 sonrası başlattıkları saldırılar, toplu katliamlar, baskılar ve zulümlerle 1960 Cumhuriyeti’ndeki haklarımız, 3 yıl içerisinde ortadan kaldırılmak istenmiştir. “Kıbrıs Türk’ü, uzun yıllar bu topraklarda özgürlüğü kısıtlanmış bir şekilde can ve mal güvenliği olmadan, esaret altında yaşamak zorunda bırakılmıştır. Olmayacak bir hayal peşinde adayı Yunanistan’a bağlamak uğruna uluslararası hukuku ve Kıbrıs Türkü’nün anlaşmalardan kaynaklanan haklarını oldubittiye getirerek ortadan kaldırmak isteyen bu faşist zihniyete karşı halkımız, Anavatan Türkiye’nin desteği ile güçlü bir mukavemet göstermiş, onurlu bir varoluş mücadelesi vermiştir. Kıbrıs Türk Halkı'nın var oluş mücadelesinde emsaline az rastlanan Şanlı Baf Direnişi, Erenköy Direnişi gibi kahramanlık ve fedakârlık destanlarının yazıldığı onurlu bir tarihe sahibiz. Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesinde Muratağa, Atlılar, Sandallar, Geçitkale ve Boğaziçi katliamlarında katledilen insanlarımızın acı hatıraları halen belleklerimizdedir. Binlerce insanımız, evlerinden göç etmeye zorlanmış, yıllarca gettolarda yaşamaya mahkûm edilmiştir. Bu topraklarda, gelecek nesillerin güven içinde özgürce yaşaması uğruna hayatlarının baharında16 yaşında Mücahit olan çocuklarımız, yükseköğrenimini bırakıp vatan savunmasına koşan gençlerimiz, cephede görev yapan kadınlarımız ve Mehmetçiğimiz ile tek yürek olunmuş, onurlu bir varoluş mücadelesi ortaya konmuştur. Bu günlere gelmek kolay olmamıştır. 15 Temmuz 1974 tarihinde EOKA tedhiş örgütünün adada başlattığı darbe girişimi ile Kıbrıs’ta yeniden huzur bozulmuş, Kıbrıs Türkü’nün can ve mal güvenliğini bir kez daha tehdit eden fiili bir durum ortaya çıkmıştır. Bu durum karşısında uluslararası anlaşmalardan doğan hakkı ile Türkiye Cumhuriyeti, Ada’da akan kanı durdurmak, sulhu sağlamak, Kıbrıs Türkü’nün can ve mal güvenliğini korumak için 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirmiştir. O zor şartlardan bu günlere gelmemizde, var oluş mücadelemizin zafere ulaşmasında ve milli davamızın savunulmasında mukavemetçi halkımızın çok büyük fedakârlıkları vardır. Bizlere düşen en kutsal görev, bu onurlu mücadeleye yakışır şekilde ülkemizi dünden daha iyi bir noktaya, daha güzel yarınlara taşımaktır. En karanlık günlerde, en umutsuz anlarda, her zaman maddi, manevi destekleri ile yanımızda olan Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı duruşu sayesinde, yarım asırdır, Kıbrıs adasında sulh vardır. Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk’ü, 20 Temmuz tarihinde özgürlüğüne kavuşmuş, adada akan kan durmuştur. 20 Temmuz tarihi, Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğüne kavuştuğu bir dönüm noktasıdır. Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğüne kavuşmasında büyük emekleri geçen, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, liderlerimiz Dr. Küçük ve Rauf R. Denktaş başta olmak üzere tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimize esenlikler diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerimle, Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğüne kavuşmasının 50. yıl dönümünde tüm halkımızın 'Barış ve Özgürlük Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

TAÇOY: KIBRIS’TA BARIŞ 50 YILDIR TÜRK ASKERİ SAYESİNDE SAĞLANMAKTADIR

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Taçoy, Kıbrıs’ta barış ve huzurun 50 yıldır Türk Askeri sayesinde devam ettiğini vurguladı. Taçoy, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın 50’nci yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Barış Harekatı'nın Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş mücadelesinin taçlandığı ve can güvenliğinin sağlandığı gün olduğunu kaydetti. . 20 Temmuz Barış Harekatı’nın 50’nci yılını kutlayan Taçoy, “Şehitlerin kutsal yadigarından asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi. Bu günlere kolay gelinmediğini vurgulayan Taçoy, Kıbrıslı Türklerin göç etmek zorunda bırakıldığını, direndiğini ve kazandığını kaydetti. “Kıbrıs’ta bugün kan akmıyorsa, babalar akşam evlerine dönebiliyor, anneler evlatları için göz yaşı dökmüyor ve bebekler toplu mezarlara diri diri gömülmüyorsa bunu 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’na borçluyuz. Kıbrıs Adası’nda barış ve huzur tam 50 yıldır Türk Askeri sayesinde devam etmektedir. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz.” ifadelerini kullanan Taçoy, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Azerbaycan yetkililerine 20 Temmuz’da adada olarak Kıbrıslı Türklerin coşkusuna ortak olacakları için teşekkür de etti.

UBP MİLLETVEKİLİ KÜÇÜK'DEN 20 TEMMUZ MESAJI

UBP Milletvekili Hasan Küçük, 20 Temmuz 1974’ün, sadece Kıbrıs Türkleri için değil, Kıbrıs Rumları için de barışın ve huzurun geldiği gün olduğunu belirterek, Barış Harekatı ile adadaki kaosun ve Kıbrıslı Türkler’in uğradığı zulmün sona erdiğini söyledi. Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Hasan Küçük, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın 50. Yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Küçük mesajında şunları kaydetti; “20 Temmuz 1974, Rum-Yunan tarafının, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayaline son veren, Kıbrıs’ta Türklere ve Rumlara barış getiren, Yunan cuntasını ortadan kaldıran; KKTC Devleti’nin egemen varlığının temelinin atıldığı; Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde bağımsız, özgür ve egemen bir halk olarak varlığının geleceğe taşındığı tarihi bir gündür. Bu önemli günde KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na tam üye olarak kabul edilmesi de en büyük beklentimizdir. Bizleri bugünde yalnız bırakmayan Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve konuk heyetlere teşekkürlerimi sunuyorum. Barış ve özgürlüğün sembolü 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Mutlu Barış Harekatı’nın 50’inci yıldönümünde bugünlere gelmemizi sağlayan aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyoruz."

ÖZÇINAR, 20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

“20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 50. yıl dönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz!” Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 50. yıl dönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz!” ifadelerini kullandı. Özçınar, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, faşist Yunan darbesinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği Barış Harekatı ile bertaraf edildiği kaydedildi. 20 Temmuz 1974 tarihinin, Kıbrıs Türkhalkı için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Özçınar, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Kıbrıs Türk halkı, tam 50 yıl önce, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Garanti ve İttifak Antlaşmaları'ndan’ doğan hukuki haklarını kullanarak Ada'ya müdahale etmesiyle özgürlüğüne kavuşmuştur. Bizler, yarım asır önce esaretten kurtarılan Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuştuğu bu anlamlı günü, aynı coşku ve heyecanla kutluyoruz. Geçmişte yaşanan zorluklara rağmen birlik ve beraberlik içinde geleceğe umutla bakarken özgürlüğümüzü kazanmamıza vesile olan tüm kahramanlarımıza minnet duyuyoruz. Görevimiz, verilen mücadelenin önemini nesilden nesile aktarıp, çocuklarımıza güven veren bir gelecek tesis etmektir. Halkımızın, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlarken, Barış Harekatı sırasında şehit düşenlere Allah’tan rahmet diler, kahraman gazilerimizi saygı ile anarım.”

MEMUR-SEN, 20 TEMMUZ’UN, KIBRIS TÜRK HALKININ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI OLDUĞUNU VURGULADI

Memur-Sen, 20 Temmuz’un, Kıbrıs Türk Halkının Barış ve Özgürlük bayramı olduğunu vurgulayarak, 20 Temmuz 1974 mutlu Barış Harekatı’nın 50. yıldönümünü kutlamanın onur ve gururunu yaşadıklarını söyledi. Memur Sen’in 20 Temmuz 1974 mutlu Barış Harekatı’nın 50. yıldönümünü nedeniyle yayınladığı mesaj şöyle; “16 Ağustos 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti Türk ve Rumların siyasi eşit ortak olduğu federal bir Cumhuriyetti. Buna rağmen Rum’lar Yunanistan’ın silahlı destek ve teşvikiyle, 21 Aralık 1963’te, Akritas Soykırım Planını uygulamaya koyarak, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni silah zoruyla işgal etti. Orantısız imkan ve gücüne rağmen 11 yıl boyunca TMT ve Mücahitlerimiz kahramanca direnerek, Rum saldırılarını püskürttü, ENOSİS’ e geçit vermedi. 15 Temmuz 1974’te, Yunanistan’daki albaylar cuntası, Kıbrıs Rum lideri MAKARİOS’ a karşı, Kıbrıs’ta bir darbe düzenlemiş, MAKARİOS kaçmış, faşist Nikos Samson, ilan edilen sözde Elen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhur başkanı ilan edilmiştir. Tüm gelişmeler, Kıbrıs Türk halkı’ nın soykırımına sıranın geldiğini gösteriyordu. Bülent Ecevit başkanlığındaki Türkiye Hükümeti, Dış temaslarını sürdürürken, askeri hazırlıklarda devam ediyordu. Garantör İngiltere, Kıbrıs’a ortak müdahaleyi reddedince, Türkiye kendi göbeğini kendisi kesme kararını verdi. Bunun üzerine 20 Temmuz 1974 sabahı, saat 05,00’te 1.Barış Harekatı başlatılmış oldu. 22 Temmuz 1974’te Ateş kes yapıldı. Ancak, Rum-Yunan güçlerinin Türk yerleşim yerlerine karşı saldırıları sürdürüldü. Çıkarma birliklerimizin güvenliği tehdit edilmeye devam etti. 14-16 Ağustos 1974’te 2. Barış Harekatı başlatılarak, bugünkü KKTC Devleti sınırları çizilmiş oldu. Barış ve Özgürlük bayramımızın 50 yıldönümü kutlamaları için, TC Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aramızda olmasının Onur ve Gururunu yaşıyoruz. Ancak, Kıbrıs Rumları arasındaki iç savaşa son veren Yunanistan’a demokrasiyi getiren, Türk Barış Harekatı için, Rum-Yunan tarafının, Türkiye’ye teşekkür etmesi gerekmiyor muydu? Yunanistan Başbakanı Kriakos Mitsotakis’in sözde harekatı kınama amacıyla Güney Kıbrıs’a gitmiş olması, ne büyük çelişkidir. Egemen KKTC Devleti halkının ve Türk Ulusunun, Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun.”

KIBRIS TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ: “BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN”

Kıbrıs Türk Kültür Derneği, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50’nci yıldönümünü kutladı. Kıbrıs Türk Kültür Derneği Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, 20 Temmuz’un Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü, egemen bağımsızlığını ve kendi öz topraklarında kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu sağlayan coğrafi ve siyasi temellerini yarattığını vurguladı. Kıbrıs meselesinin Türk milleti için vazgeçilmez bir milli dava olduğunun kaydedildiği açıklamada, Türk milletinin çıkarları ile adada Türk varlığının devamı, güvenliği ve geleceğinin milli davanın temelini oluşturduğu belirtildi. 20 Temmuz Barış Harekatı ile Kıbrıs Türk halkının yeniden doğduğunun vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “20 Temmuz Türk Barış Harekâtı milli davanın bir gereği olarak yerine getirilmiş ve bundan sonra Kıbrıs Türk halkı için yepyeni bir dönemi başlatmıştır. Bu dönemin çok önemli sonuçlarından biri Kıbrıs Adası’nın bir Yunan toprağı olmasını, Türk halkının ‘imha’ edilmesini önlemesi ve Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi şeklinde egemen iki devletli bir yapının oluşmasını sağlamış olmasıdır. Ada’da oluşan bu egemen iki devletli yapı ile Kıbrıs Türk halkının, yeniden doğduğu, özgürlüğe, can güvenliğine, Anavatanı Türkiye’nin geleceğini garantileyen siyasi coğrafyasını ve egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu sağlamıştır.” Açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, Kıbrıs Türk halkının varlığının, güvenliğinin, Kıbrıs’ta istikrarlı sürdürülebilir bir barışın temel kilit taşı ve vazgeçilemeyecek kurucu unsuru olduğu vurgulanarak, "Bugün, Barış ve Özgürlük Bayramımızı kutlarken bu gerçeği ve bağımsız egemen devletimizi yaşatma kararlılığımızı dünya kamuoyuna bir kez daha haykırıyoruz. Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştiren kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatına, Mücahitlerimize, Gazilerimize şükranlarımızı sunar Şehitlerimize Allah’tan rahmet dileriz.” denildi.