Haritada olmayan ülkeye milyarder akını! 800 bin kişi vatandaşlık kuyruğunda

Avrupa’nın ortasında yalnızca 16,8 kilometrekarelik bir bölgede kurulduğu ilan edilen Liberland, vatandaşlık başvurularıyla gündeme geliyor. 800 binden fazla kişinin başvurduğu öne sürülen oluşum, düşük vergi ve sınırlı devlet anlayışıyla teknoloji ve kripto dünyasının zengin isimlerini de çekiyor.

Kıbrıslı Gazetesi
21/09/2026 08:59
Haritada olmayan ülkeye milyarder akını! 800 bin kişi vatandaşlık kuyruğunda

Avrupa’nın ortasında yer alan yalnızca 16,8 kilometrekarelik bir arazi, yıllardır devam eden sıra dışı bir devlet kurma girişiminin merkezinde bulunuyor. Sırbistan ile Hırvatistan arasındaki sınır anlaşmazlığından doğan Gornja Siga bölgesi, 2015 yılında Çek asıllı Vit Jedlicka tarafından “Özgür Liberland Cumhuriyeti” adıyla ilan edildi.

Ancak Liberland’ın ortaya çıkışı, geleneksel bir devlet kuruluşundan oldukça farklı ilerledi. Oluşum, bugüne kadar uluslararası alanda bağımsız bir devlet olarak tanınmadı.

VATANDAŞLIK İÇİN YÜZ BİNLERCE BAŞVURU

Liberland yönetimi, tanınma sorununun bölgeye yönelik ilgiyi azaltmadığını savunuyor. Jedlicka’nın açıklamalarına göre vatandaşlık için bugüne kadar 800 binden fazla kişi başvuruda bulundu.

Başvuruların özellikle daha düşük vergi ve daha sınırlı devlet müdahalesi arayan kişilerden geldiği belirtiliyor. Oluşumun kendi yönetim yapısı ve anayasa olarak tanımladığı belgeleri bulunuyor. Oturma izinleri için ücret alınırken vatandaşlık sürecinin de belirli mali koşulları bulunuyor.

TEKNOLOJİ VE KRİPTO DÜNYASINDAN DESTEK

Liberland projesinin dikkat çekmesinin bir başka nedeni ise teknoloji ve kripto sektöründeki bazı varlıklı isimlerin ilgisi oldu. The Telegraph’ın aktardığı bilgilere göre projeyi destekleyenler arasında çok sayıda teknoloji milyarderi bulunuyor. Kripto dünyasının tanınan isimlerinden Justin Sun da projeyle ilişkilendirilen destekçiler arasında yer alıyor.

Oluşumun ekonomik modelinde düşük vergiler ve sınırlı devlet düzenlemesi öne çıkıyor. Yönetim anlayışında “Liberland Merits” adı verilen dijital token da kullanılıyor.

“DAHA FAZLA KATKI, DAHA FAZLA OY”

Liberland’ın yönetim modeli de klasik devlet sistemlerinden farklı bir anlayış ortaya koyuyor. Jedlicka, yönetime daha fazla katkı sağlayan kişilerin karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savunuyor.

Bu yaklaşım, projenin teknoloji ve kripto dünyasıyla kurduğu bağlantının da temel unsurlarından biri olarak gösteriliyor.

HIRVATİSTAN LİBERLAND’I TANIMIYOR

Projenin önündeki en büyük sorun ise hukuki statüsü. Hırvatistan yönetimi, Liberland’ın bağımsız bir devlet olduğu iddiasını kabul etmiyor. Bölgedeki kontrol de Hırvat makamlarının denetiminde bulunuyor.

Hırvat polisi geçmiş yıllarda bölgede bulunan bazı yapıların kaldırılması için operasyonlar gerçekleştirdi ve yarımadaya geçiş konusunda denetimleri artırdı.

“BAŞKAN” KENDİ TOPRAĞINA GİREMİYOR

Liberland’ın kurucusu Jedlicka açısından da durum dikkat çekici. Kendisini oluşumun başkanı olarak tanımlayan Jedlicka, iddia ettiği topraklara ulaşmakta zaman zaman engellerle karşılaşıyor.

The Telegraph ekibinin bölgeye Tuna Nehri üzerinden yaklaşması sırasında Hırvat polisinin müdahalesi nedeniyle teknenin ilerleyemediği aktarıldı. Böylece Jedlicka ile “ülkesi” arasında yalnızca yaklaşık 30 metrelik mesafe kalırken bölgeye giriş gerçekleştirilemedi.

800 BİNLİK BAŞVURU NE ANLAMA GELİYOR?

Liberland örneği, fiziksel olarak son derece küçük bir bölgede devlet kurma fikrinin dijital çağda nasıl küresel ilgi oluşturabildiğini gösteriyor. Ancak yüksek sayıdaki başvuru, tek başına Liberland’ın uluslararası hukuk açısından devlet statüsü kazandığı anlamına gelmiyor.

Projenin geleceğinde en önemli başlıklar ise bölgenin hukuki statüsü, Hırvatistan’ın yaklaşımı ve uluslararası tanınma meselesi olmaya devam edecek.