Rum tarafında ara bölge çıkışı: Yetki bizde
Rum Müzakereci Menelaos Menelau, 180 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 346 kilometrekare alana sahip ara bölgenin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti toprağının yüzde 3’ünü oluşturduğunu” ve bölgede 10 binden fazla kişinin yaşadığını söyledi.
Rum Müzakereci Menelaos Menelau, 180 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 346 kilometrekare alana sahip ara bölgenin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti toprağının yüzde 3’ünü oluşturduğunu” ve bölgede 10 binden fazla kişinin yaşadığını söyledi. Menelau, Rum yönetiminin ara bölgede yetki sahibi olduğunu ve bu yetkiyi BM Barış Gücü ile iş birliği içerisinde kullandığını öne sürdü.
Fileleftheros’un haberine göre, Rum Meclisi Göçmenler Komitesi’nde konuşan Menelau, ara bölgenin statüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Menelau, ara bölgenin “BM’nin 186 sayılı (1964) kararı uyarınca BM Barış Gücü’nün etkin görev yapabilmesi için RMMO’nun dekonfrontasyon kapsamında geri çekildiği Kıbrıs Cumhuriyeti toprağı olduğunu” savundu.
Dekonfrontasyon, iki tarafın askeri güçlerinin birbirini tahrik ve taciz etmesini engellemek amacıyla ateşkes hattındaki askerlerin ve askeri mevzilerin karşılıklı olarak geri çekilmesi ve sınır hattının askersizleştirilmesi anlamına geliyor.
“YETKİMİZİ BARIŞ GÜCÜ İLE İŞ BİRLİĞİNDE KULLANIYORUZ”
Rum yönetiminin ara bölgede yetki sahibi olduğunu ve bu yetkiyi “şu veya bu derecede BM Barış Gücü’nün iş birliğinde kullandığını” öne süren Menelau, “Kıbrıs Cumhuriyeti yetkisini sadece askeri konularda kullanmıyor ancak bunlar için iletişim kanalları ve mekanizmaları var ve Barış Gücü ile istişare ediliyor.” ifadelerini kullandı.
BM’NİN ARA BÖLGE YAKLAŞIMI DA GÜNDEME GELDİ
Gazeteye göre ara bölgenin hukuki statüsü, Lefkoşa Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen ve eski Rum Başsavcı Kostas Kliridis’in moderatörlüğünü yaptığı bir etkinlikte de ele alındı.
Lefkoşa Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Ahilleas Emilianidis, BM’nin ara bölgeye ilişkin yaklaşımının, “iki tarafın silahlı kuvvetlerinin zımni kabulüyle Barış Gücü’nün sorumluluğunda bulunan bölge” şeklinde olduğunu söyledi.
Emilianidis, BM’nin 1990’lı yıllarda ara bölgenin tarafsızlığı doktrinini benimsediğini ve bu çerçevede bölgenin militarize edilmesine veya statüsünün değiştirilmesine yönelik çalışmaları engellediğini belirtti.
Sivillerin bölgedeki faaliyetlerinin de ara bölgenin tarafsızlık statüsünü etkilediği görüşünde olan Emilianidis, bu durumun BM Barış Gücü ile Rum yönetiminin neyin “ara bölge ihlali” olduğu konusunda farklı değerlendirmeler yapmasına neden olduğunu ifade etti.
“ARA BÖLGEDE EGEMENİZ” İDDİASI
Aynı etkinlikte konuşan Rum İçişleri Bakanlığı “Kıbrıs Sorunu, Türkiye, İşgal Altındaki Bölgeler Müdürlüğü” Müdür Yardımcısı Maria Savvidu-Panayotu da BM Barış Gücü’nün rolünün gerekli olduğunu belirtirken, “Kıbrıs Cumhuriyeti ara bölgede egemendir ve bölgenin denetimi ondadır.” iddiasında bulundu.