Cumhurbaşkanlığı’nın “Yaşayan Okul Projesi” tanıtıldı
Cumhurbaşkanlığı Eğitim Birimi tarafından hazırlanan “Yaşayan Okul Projesi” tanıtıldı. “Her Yer Okul” anlayışıyla hayata geçirilen proje kapsamında, altı ilçede sokaklar, müzeler, doğa ve üretim alanları öğrenciler için öğrenme ortamına dönüştürülecek.
Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Eğitim Birimi tarafından hazırlanan ve yürütülen “Yaşayan Okul Projesi”nin tanıtım etkinliği, dün akşam Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon’da gerçekleştirildi.
Öğrencilerin öğrenme süreçlerini okul sınırlarının dışına taşımayı, mekanlarla, insanlarla ve toplumsal bellekle buluşturmayı amaçlayan projenin tanıtımına bazı milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, akademisyenler, öğretmenler ve veliler katıldı.
Proje hakkındaki video gösterimiyle başlayan etkinlikte, Cumhurbaşkanlığı Eğitim Birimi Üyeleri Asliye Dağman ve Salih Sarpten konuşma yaptı.
“KAPSAYICI VE YENİLİKÇİ BİR EĞİTİM EKOSİSTEMİ HEDEFLİYORUZ”
Cumhurbaşkanlığı Eğitim Birimi Üyesi Salih Sarpten, her çocuğun potansiyelini özgürce keşfedebildiği, farklılıklarıyla değer gördüğü, kapsayıcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir eğitim ekosistemi oluşturmak için çalıştıklarını belirtti.
Çocukların çok yönlü becerilerle gelişimini desteklemeyi amaçladıklarını ifade eden Sarpten, bilinçli, üretken ve toplumsal sorumluluk sahibi gençlerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla çeşitli projeler ve etkinlikler düzenlediklerini kaydetti.
Sarpten, Yaşayan Okul Projesi’nin de bu çalışmaların bir parçası olduğunu söyledi.
“EĞİTİMİ NEDEN SINIFIN DÖRT DUVARIYLA SINIRLANDIRALIM?”
Cumhurbaşkanlığı Eğitim Birimi Üyesi Asliye Dağman, projenin çıkış noktasını, “Yaşamın kendisi bu kadar zengin bir öğrenme ortamıyken, eğitimi neden sınıfın dört duvarıyla sınırlandırılalım?” sözleriyle açıkladı.
Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ancak kalıcı öğrenmenin aynı ölçüde gerçekleşmediğini belirten Dağman, “Bilgiye erişmenin, öğrenmeye dönüşebilmesi için bilginin üzerinde durmayı, onu sorgulamayı, kullanmayı aslında onu hayatla buluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
Bu doğrultuda ortaöğretim öğrencilerine yönelik, gönüllü katılıma dayalı yaygın bir eğitim programı tasarladıklarını ifade eden Dağman, programın altı ilçede uygulanacağını kaydetti.
Dağman, sokakların, müzelerin, doğanın ve üretim alanlarının öğrenme ortamına dönüştürüleceğini belirterek, gençlerin gözlem yapmalarını, merak etmelerini, kendi sorularını sorup araştırmalarını ve deneyerek öğrendiklerinin yaşamda neye karşılık geldiğini görmelerini amaçladıklarını söyledi.
PROJE ALTI TEMEL İLKE ÜZERİNE KURULDU
“Deneyimin, öğrenmeye dönüşmesi ciddi ve bilinçli bir tasarım gerektirir.” diyen Dağman, projenin altı temel ilkesini şöyle sıraladı:
Önce Deneyim Sonra Kavram
Mekan bir metindir
Bilgi karşılaşmada kurulur
Hiçbir kaynak tek başına yetmez
Soru öğrenciden gelir
Öğrenmeye erişim herkesin hakkıdır
KATILIMCILAR YEDİ FARKLI İSTASYONU GEZDİ
Konuşmaların ardından konferans salonunun dışında kurulan yedi farklı istasyonda katılımcılara projenin ilkeleri tanıtıldı.
İstasyonlar, “İnsan Kütüphanesi”, “Yaygın ve Deneyimsel Öğrenme”, “Açık Alanda Öğrenme”, “Kültürel Miras”, “Öğrenci Merkezli Öğrenme”, “Katılım” ve “Cüce Fil Çocuk ve Gençlik Yayınları” başlıklarından oluştu.