Girne’deki gemi faciasından kurtulan anne, kızına vereceği “Deniz” isminden vazgeçti
Girne açıklarında batan yolcu gemisinden 8 aylık hamileyken sağ kurtulan Menekşe Nur Akkaya Gökdaş, yaşadığı tehlikeli yolculuğun ardından bebeğini sağlıklı şekilde dünyaya getirdi. Kızına “Deniz” ismini vermeyi planlayan Gökdaş, yaşadıkları travma nedeniyle bu kararından vazgeçerek bebeğine “Alara” adını verdi. Gökdaş, gemiden kurtulduktan sonra bindirildiği kurtarma botunun da battığını anlattı.
Girne açıklarında meydana gelen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği yolcu gemisi faciasından 8 aylık hamileyken sağ kurtulan Menekşe Nur Akkaya Gökdaş, kazanın ardından yaşadıklarını ve bebeğinin dünyaya geliş sürecini anlattı.
Henüz 19 günlük olan kızı Alara ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) giden Gökdaş, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, ailesiyle birlikte yaşadığı iki ayrı ölüm tehlikesini ve kurtuluş mücadelesini aktardı.
Eşiyle Girne’de yaşadığını, ailesinin kendisini ziyaret ettiğini belirten Gökdaş, doğum yapmak üzere ailesiyle birlikte Türkiye’ye gitmek için gemiye bindiklerini söyledi.
“8 AYLIK HAMİLEYİM, BENİ KURTARIN DİYE BAĞIRDIM”
Geminin kalkışından yaklaşık 20 dakika sonra alabora olduğunu anlatan Gökdaş, olayın çok hızlı geliştiğini ve ne olduğunu anlayamadan geminin suyla dolduğunu belirtti.
Annesi ve kardeşlerinin geminin camını kırarak dışarı çıktığını, kendisinin ise hamileliği nedeniyle küçük camdan geçemediğini söyleyen Gökdaş, babasıyla birlikte geminin içerisinde mahsur kaldığını ifade etti.
Gökdaş, yaşadığı korku dolu anları şöyle anlattı:
“20 dakika olmuştu, gemi alabora oldu. Çok hızlı gerçekleşti. Ne olduğunu anlayamadık. Geminin batıyor olduğunu da anlayamadık. O kadar hızlı bir şekilde alabora oldu ve içerisi su doldu ki canımızı zor kurtardık. Kardeşim ve annem geminin camını kırarak oradan çıktılar. Karnım büyük, cam küçük olduğu için oradan çıkmaya hiç yeltenmedim. Babamla ikimiz geminin içerisinde kaldık.”
Kurtarılmak için bağırmaya başladığını belirten Gökdaş, “En son can havliyle ‘8 aylık hamileyim beni kurtarın’ diye bağırmaya başladım. Hamile olduğumu söyleyince bana uzandılar, çektiler. Çok zor oldu” dedi.
“KURTARMA BOTU DA BATTI, ORADAN DA CANIMIZI ZOR KURTARDIK”
Geminin üst kısmındaki camdan çıkarılarak kurtarıldığını anlatan Gökdaş, daha sonra kurtarma botuna ulaşabilmek için yüksekten denize atlamak zorunda kaldığını söyledi.
Halat yardımıyla bota çekilirken karnına darbe aldığını ve iç kanama geçirdiğini belirten Gökdaş, bunun erken doğum tehlikesine yol açtığını ifade etti.
Ancak yaşadıkları tehlikenin bununla sınırlı kalmadığını anlatan Gökdaş, bindikleri kurtarma botunun da battığını söyledi.
“Kurtarma botu da battı maalesef. Gemiye çok fazla sürtünüyordu. Gemiden uzaklaşmaya başladığı an patladı, nasıl oldu biz de bilmiyoruz. Çok hızlı şekilde o da battı. Biz oradan da canımızı zor kurtardık.”
Kurtarma botundan yeniden denize atlamak zorunda kaldığını belirten Gökdaş, bölgeye gelen otellere ait tekneler sayesinde kurtarıldığını kaydetti.
“BEBEĞİMİZİN ADINI DENİZ KOYACAKTIK, VAZGEÇTİK”
Kaza sırasında aldığı darbe nedeniyle erken doğum riski yaşadığını anlatan Gökdaş, KKTC’deki doktorların seyahat etmesine izin vermemesi üzerine ambulans uçakla Türkiye’ye götürüldüğünü söyledi.
Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Hastanesi’nde bir süre tedavi gördüğünü, ardından doğuma kadar dinlenerek zaman geçirdiğini belirten Gökdaş, bebeğini zamanında ve sağlıklı şekilde dünyaya getirdiğini ifade etti.
Yaşadığı travma nedeniyle kızına vermeyi planladıkları ismi değiştirdiklerini söyleyen Gökdaş, şunları kaydetti:
“Doğumum yakın olduğu için ben bu sürecin yasını da açıkçası çok fazla tutamadım. Doğuma kadar süreci yatarak, dinlenerek geçirdim. Sonrasında sağlıklı bir şekilde doğumumu yaptım çok şükür.”
“Bebeğimin ismi ‘Alara’ oldu. Bebeğimizin adını ‘Deniz’ koymayı düşünüyorduk. Yaşadığımız travmadan sonra çocuğa böyle bir yük yüklemeyelim diye vazgeçtik, bize güzel şeyler hatırlatmayacaktı o yüzden ismi ‘Alara’ oldu. Şu anda 19 günlük, sağlıklı, her şey yolunda. Büyütüyoruz artık.”
“EMNİYET KEMERİ ÇALIŞSAYDI KARDEŞİMİ KURTARAMAZDIK”
Geminin batmadan önce çok şiddetli şekilde sallandığını anlatan Gökdaş, yolculuğun ilk dakikalarında yaşadıklarını “Sanki bir lunapark oyuncağında gibiydik” sözleriyle ifade etti.
Yaklaşık 10 dakika boyunca geminin içerisinde şiddetli sarsıntı yaşandığını belirten Gökdaş, küçük kız kardeşinin savrulmaması için emniyet kemerini takmaya çalıştığını ancak kemerin çalışmadığını söyledi.
Gökdaş, “Bir mucize iyi ki de çalışmıyormuş. Kemeri takabilseydim kız kardeşimi kurtaramazdık. O kemeri çıkarmaya bile vaktimiz olmazdı. Gemiye o kadar hızlı su doldu ki saniyeler içerisinde biz sular altında kaldık” dedi.
“ANNEMİN DE BABAMIN DA CAN YELEĞİ YOKTU”
Gemide herkese yetecek kadar can yeleği bulunmadığını düşündüğünü belirten Gökdaş, yakınlarında yalnızca üç can yeleği bulabildiklerini söyledi.
Annesi ve babasının bu can yeleklerini çocuklarına giydirdiğini anlatan Gökdaş, babasının başlangıçta can yeleği olmadığını belirtti.
Gökdaş, “Annem ile erkek kardeşim gemiden çıktıktan sonra şans eseri önümde bir can yeleği belirdi. Onun içerisinden biri kayıp mı gitti, yukarıdan bize mi attılar bilmiyorum ama can yeleğini yakaladığım gibi babamın boynuna geçirdim. Babam bu şekilde kurtuldu” ifadelerini kullandı.
“BENCE HERKES KURTULABİLİRDİ”
Kurtarma çalışmalarının geç başladığını düşündüğünü ifade eden Gökdaş, insanların uzun süre gemide mahsur kaldığını söyledi.
Kurtarıldıkları sırada geminin üzerinde çok sayıda insan bulunduğunu belirten Gökdaş, herkesin kurtulduğunu düşündüğünü ancak hastaneye kaldırıldıktan sonra kayıpları öğrendiğini anlattı.
“Bence herkes kurtulabilirdi. Bizi kurtardıklarında geminin üzerinde çok fazla insan vardı. Herkes kurtuldu mu diye sorduğumda herkesin kurtulduğunu söylediler. 30’a yakın insanın kayıp olduğunu ben hastaneye kaldırıldığımda haberlerden öğrendim.”
“5 KİŞİLİK AİLEYDİK, 6 KİŞİLİK OLDUK”
Kazadan sağ kurtulan ve Alara bebeğin anneannesi olan Feride Akkaya da ailesiyle birlikte TBMM’ye giderek, kaza sonrasında kendilerine destek veren MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş’a teşekkür ettiklerini söyledi.
Kazada yakınlarını kaybeden ailelerin acısını paylaştıklarını belirten Akkaya, “Onlar için çok üzgünüz. Ama hayat devam ediyor. Biz 5 kişilik bir aileydik, 6 kişilik olduk. Torunum da bir kazazedeydi. Ahmet Bey’e de teşekkür ediyoruz. Kötü günümüzde yanımızdaydı, destek oldu kendisi” dedi.