Erhürman: Müzakere olsun diye değil, çözüm olsun diye müzakere istiyoruz
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda müzakere sürecinin somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurgulayarak, “Müzakere olsun diye müzakere değil, bu defa çözüm olsun diye müzakere istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Özgür Gazete Web TV’de Ali Kişmir’in konuğu olarak Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri, güven yaratıcı önlemleri, yeni geçiş kapılarını ve müzakere sürecini değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre Erhürman, Cumhurbaşkanlığı görevinde bir yılı geride bıraktığını belirterek, görevlerini iç konular, Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs Türk halkını dünyayla buluşturma çabaları olmak üzere üç başlıkta ele aldığını ifade etti.
6 Aralık’ta yapılacak seçimlere de değinen Erhürman, demokratik bir ortamda seçim gerçekleşmesini dilediğini belirtti. Birden fazla seçimin bir arada yapılmasının bazı endişeleri beraberinde getirdiğini kaydeden Erhürman, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) hazırlıklarını sürdürdüğünü ve seçimlerin sorunsuz tamamlanmasını umduğunu söyledi.
“HOLGUIN’İN İYİMSER OLMASI ÖNEMLİ”
Kıbrıs sorununa ilişkin soruları yanıtlayan Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in iyimser açıklamalarını değerlendirdi.
Erhürman, “Sayın Holguin’in iyimser olması önemli. Biz Hristodulidis ile görüşüyoruz. Sayın Holguin köprü kurucu vazifeler üstlendi. Kendisinin iyimser olduğunu söylemesi, kendisinin o köprüleri kurabileceğine dair izlenimi olduğunu gösteriyor” dedi.
“MASADA BM’NİN 7 ÖNERİSİ VAR”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’a geldiğinde ortaya koyduğu 7 öneri üzerinde durduklarını belirten Erhürman, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in gündeme getirdiği 19 önerinin ise yazılı olarak sunulmadığını söyledi.
Erhürman, “Sayın Hristodulidis 19 madde dediği bir şey getirdi. Bu 19 madde hiçbir zaman yazılı olmadı. Sayın Hristodulidis bana ve Sayın Guterres’e New York’ta sözlü olarak aktardı” ifadelerini kullandı.
Önerileri dinleyerek not aldığını ancak 19 maddeye ulaşamadığını belirten Erhürman, bunların arasında Pile’ye birlikte gitmek ve teknik komiteleri ziyaret etmek gibi konuların bulunduğunu söyledi.
Erhürman, “Mesela onların içerisinde bir tanesi Pile’ye birlikte gitmekti. Üç tanesi, kültürel miras teknik komitesi ve gençlik teknik komitelerini ziyaretti. Onların içerisinden dört tanesi aslında gerçekleşti. Bunlar bana göre güven yaratıcı önlem değil. Biz zaten ne zaman istenirse komiteleri ziyaret ederiz” dedi.
Bir yıl önce iki liderin birlikte kahve içmesi veya yemek yemesi önerisini gündeme getirdiğini hatırlatan Erhürman, “Toplumlara, ‘biz konuşabiliriz’ mesajı verelim dedim. Bunu ilk günlerden teklif ettim. Kendisinin bana söylediği ise ‘müzakere başlamadan böyle bir şey yapmam’ oldu” ifadelerini kullandı.
“KARMA EVLİLİKLERDEN DOĞANLARIN AB VATANDAŞLIĞI BİR İNSAN HAKKIDIR”
BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresinin dolmasına kısa bir süre kaldığını belirten Erhürman, BM’nin ortaya koyduğu 7 önerinin önemine dikkat çekti.
Erhürman, “BM’nin önerilerinin içinde ilk defa karma evliliklerden doğanların AB vatandaşlığı ve spor olması benim için önemli. Çünkü benim sözüm BM’nin sözü haline geldi” dedi.
Son bir yılda karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı meselesinin BM insan hakları raporlarına girdiğini belirten Erhürman, konunun AB insan hakları raporlarında da ayrımcılık kapsamında ele alındığını söyledi.
Bu konuda sürekli veri gönderdiklerini ifade eden Erhürman, “Bu bir güven yaratıcı önlem ya da lütuf değil. Bu zaten bir insan hakkı” diyerek, karma evliliklerden doğan çocukların haklarının herhangi bir pazarlığın konusu olamayacağını vurguladı.
15 yaş altı çocukların birlikte futbol maçı yapmasına yönelik önerinin de reddedildiğini belirten Erhürman, “Çocuklar birbirleriyle maç yapsın, birbirlerini tanısın. İki takım maç yaptığında KKTC tanınmış mı olacak? Dünyanın neresinde böyle bir algı var? Bu da reddedildi” dedi.
“FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN DEĞİL, SOMUT ÇÖZÜMLER ÜRETMEK İÇİN ÇALIŞIYORUM”
Hristodulidis’in 19 öneriyi gündeme getirmesinin zamanlamasını eleştiren Erhürman, bu öneriler arasında Maraş ve Mağusa Limanı gibi uzun yıllardır görüşülen konuların da bulunduğunu söyledi.
Erhürman, “Antonio Guterres’in gidişine az bir zaman kalmışken ve 7 madde orada dururken on bir aydır gündeme getirmediğin 19 maddeyi masaya getiriyorsan, o zaman 7 maddeyi unutturmaya çalışıyorsun demektir” ifadelerini kullandı.
Maraş ve Mağusa Limanı gibi yaklaşık 20 yıldır çözülemeyen konuların iki buçuk ay içerisinde sonuçlandırılmasının gerçekçi olmadığını savunan Erhürman, Rum basınında da bu yönde değerlendirmeler yapıldığını belirtti.
Sürece çözüm odaklı yaklaştığını vurgulayan Erhürman, “Fotoğraf çekmek için, muhatabımı suçlamak için, bir gol atayım da öne geçeyim diye iş yapmıyorum” dedi.
Erhürman, “Çözüm istemek demek daha fazla görüşme, müzakere olsun demek değildir. Çözüm istemek demek, gerçekten somut çözümler üretmek demektir” ifadelerini kullandı.
Son 12 ayda 15 görüşme gerçekleştirdiklerini ve BM Genel Sekreteri’nin 16 yıl aradan sonra ilk kez Kıbrıs’a geldiğini hatırlatan Erhürman, görüşmelerin sıklığı veya sayısı açısından bir sorun bulunmadığını, karşılıklı suçlamalara dayalı bir yaklaşım benimsemediğini söyledi.
“GEÇİŞ KAPILARINDA ÖNCE MASADAKİ KONULARI HALLEDELİM”
Yeni geçiş kapılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhürman, göreve geldiğinde New York görüşmelerinden kalan haritaların masada bulunduğunu belirtti.
Luricina Akıncılar, Kiracıköy, Haspolat ve Eylence geçiş noktalarının görüşüldüğünü ifade eden Erhürman, haritalarda Akıncılar ve Haspolat’ın kırmızı, diğer iki noktanın ise mavi işaretlendiğini söyledi.
Söz konusu haritada Erenköy’ün bulunmadığını belirten Erhürman, şöyle konuştu:
“Ben Sayın Ersin Tatar yerinde olsaydım, o dönemde New York’ta ikinci araçlı geçiş kapısı olarak Haspolat’ı seçer miydim emin değilim. Belki Kaymaklı, belki Mağusa kapısını seçerdim. Ama şimdi benim görevim, pişmiş aşa su katmak değil, bunu görüşmektir. Yeni kapı önerisi sunmuyorum. Önce bunu halledelim, sonra ne kadar kapı açabilirsek, halklar buluşabilirse o kadar iyi.”
Haspolat ve Akıncılar kapılarının her iki toplum tarafından kullanılabileceğini belirten Erhürman, diğer iki kapının ise daha çok Larnaka’dan gelen Kıbrıslı Rumların Lefkoşa’ya ulaşımını kolaylaştıracağını söyledi.
Erhürman, “Neden Kıbrıslı Rumların hayatını kolaylaştıracak diye ben karşı olayım? Haspolat ve Akıncılar iki halka da hizmet edecek iki kapıdır. Diğer iki kapı Kıbrıslı Rumların işine yarayacağı iki kapıdır ama benim için sorun yok” dedi.
“MAĞUSA LİMANI YASAKLANMIŞ BİR LİMAN DEĞİLDİR”
Maraş ve Mağusa Limanı konularının uzun yıllardır gündemde olduğunu belirten Erhürman, bu meselelerin iki buçuk ay içerisinde çözülebileceği beklentisini gerçekçi bulmadığını ifade etti.
Eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Finlandiya’nın AB dönem başkanlığı sırasında yaptığı görüşmelere ait notları arşivlerden bulduğunu belirten Erhürman, Talat’ın da Mağusa Limanı konusunda benzer görüşler dile getirdiğini söyledi.
Erhürman, “Mağusa limanı yasaklanmış bir liman değildir, legal bir limandır. Başka ülkelerden gemi gelebiliyor. Bizim sorunumuz AB ile doğrudan ticaret yapamama sorunudur” dedi.
Asıl sorunun Annan Planı döneminde taahhüt edilen üç tüzükten biri olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün yürürlüğe girmemesi olduğunu belirten Erhürman, Hristodulidis’in önerisinin limanın yönetiminin AB’ye devredilmesini içerdiğini söyledi.
Erhürman, “Bana taahhüt edilen bir şeyin gerçekleşmesi için karşılığında benden sen bir şey mi isteyeceksin?” diye sordu.
Talat’ın da 2005 yılında aynı yaklaşımı ortaya koyduğunu belirten Erhürman, 12 aydır gündeme getirilmeyen bu önerilerin, Guterres’in görev süresinin bitmesine kısa bir süre kala ve BM’nin 7 güven yaratıcı önerisi masadayken sunulmasını dikkat çekici bulduğunu ifade etti.
“KIBRIS TÜRK HALKINI DÜNYAYLA BULUŞTURMAK İSTİYORUZ”
Müzakere masasının dışında da hayatın devam ettiğini vurgulayan Erhürman, çözüm için çalışırken Kıbrıs Türk halkının geleceğine yönelik adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Festivallerin ve Barcelona futbol kampının iptal edilmesi üzerine AB ve BM’ye mektup gönderdiğini belirten Erhürman, her iki kurumdan da bu iptalleri doğru bulmadıklarına ilişkin yanıt aldığını ifade etti.
Erhürman, görüşmeye açık olduklarını belirterek, “Biz her şeyi konuşmaya hazırız. Mesela Erenköy’ü konuşmam dedim. Sebebi New York’ta gelen haritada dört tane yer var, yeni bir şey getirmiyorum, bunları halledelim dedim, sonra diğer getireceklerimizi konuşuruz” diye konuştu.
“ANKARA İLE TAM BİR İSTİŞARE YÜRÜTÜYORUZ”
Türkiye ile ilişkiler ve müzakere sürecindeki koordinasyona da değinen Cumhurbaşkanı Erhürman, Ankara ile tam bir istişare içerisinde olduklarını belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti ile diyalogda herhangi bir sıkıntı bulunmadığını vurgulayan Erhürman, bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanının Türkiye ile istişare etmeden müzakere yürütmediğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda amaçlarının yalnızca müzakere sürecini sürdürmek olmadığını belirterek, “Müzakere olsun diye müzakere değil, bu defa çözüm olsun diye müzakere istiyoruz” ifadelerini kullandı.