Türkiye'den Avrupa Komisyonu'nun 2026 raporuna tepki: KKTC'nin hakları göz ardı edildi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu'na tepki göstererek, raporda Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ile KKTC'nin meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edildiğini belirtti.

Kıbrıslı Gazetesi
05/11/2026 08:27
Türkiye'den Avrupa Komisyonu'nun 2026 raporuna tepki: KKTC'nin hakları göz ardı edildi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı Türkiye Raporu'na ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, raporun AB'nin Türkiye'ye karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu savunularak, özellikle siyasi kriterler, yargı ve temel haklar alanındaki değerlendirmelere tepki gösterildi.

“MESNETSİZ İDDİALARI REDDEDİYORUZ”

Bakanlık açıklamasında, “Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Söz konusu ithamlar, bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE VE KKTC'NİN MEŞRU HAKLARI GÖZ ARDI EDİLDİ”

Raporda Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının tezlerinin savunulduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Raporda, son yıllarda olduğu gibi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve menfaatleri ile haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz. AB’nin, Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz.”

DOĞU AKDENİZ DEĞERLENDİRMELERİNE İTİRAZ

Açıklamada, rapordaki Doğu Akdeniz'e ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olduğu savunuldu.

Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası'na ilişkin raporda yer alan ifadelerin de herhangi bir hükmünün bulunmadığı belirtildi.

EKONOMİK DEĞERLENDİRMELER OLUMLU BULUNDU

Bakanlık, raporda Türkiye'nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye ilişkin tespitleri ise önemli bulduğunu açıkladı.

Açıklamada, “Diğer taraftan, Türkiye’nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve Birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli buluyoruz. Ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz. Raporda kayda geçirilen ekonomik ve ticari verilerin ortaya koyduğu üzere, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz” denildi.

“AB'DEN STRATEJİK İRADE BEKLİYORUZ”

Türkiye-AB ilişkilerinin dar siyasi hesaplar ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. Türkiye, ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek, ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir.”